Güngör Şenkal/Susma-İzmir

İzmir Yaşam Hakkı Savunucuları, sokak hayvanlarının toplatılmasını hızlandıran valilik talimatlarına karşı 11 Temmuz’da İzmir Valiliği önünde kitlesel bir eylem gerçekleştirdi. Yoğun güvenlik önlemleri altında yapılan eylemde, sokak köpeklerinin hukuksuz şekilde toplandığı ve barınak adı verilen “ölüm kamplarına” gönderildiği vurgulandı.

Eylemciler Polis Barikatına Karşı Tek Ses Oldu

İzmir Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün belediyelere ve kaymakamlıklara gönderdiği, “sahipsiz köpeklerin toplatılmasının hızlandırılması” yönündeki resmi yazı kentte büyük tepki topladı. Bu karara karşı İzmir ve çevre ilçelerden gelen yüzlerce yaşam hakkı savunucusu, “İzmir’i Köpek Mezarlığına Çevirmenize İzin Vermeyeceğiz!” mottosuyla Valilik önünde toplandı.

Valilik çevresini bariyerlerle kapatan yüzlerce polisin ablukasına rağmen geri adım atmayan göstericiler, coşkulu bir protesto sergiledi. Sık sık “Yasa değil, bu bir katliam!”, “Katil AKP, işbirlikçi CHP!”, “Barınak değil, ölüm kampı!” sloganlarının atıldığı eylem, basın açıklamasının ardından oturma eylemiyle devam etti.

“Faturayı Suçsuz Hayvanlara Kesiyorsunuz”

Grup adına okunan basın açıklamasında, kamuoyunda “katliam yasası” olarak bilinen düzenlemenin yıldönümü yaklaşırken, İzmir genelinde üniversitelerden parklara, hastanelerden AVM’lere kadar her alanda köpeklerin işkence yöntemleriyle toplandığı iddia edildi.

Yerel yönetimlerin 2004 yılından beri yürürlükte olan Hayvanları Koruma Kanunu’nun yükümlülüklerini yerine getirmediği belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Yıllarca birçok belediye yeterli veteriner hekim istihdam etmedi, kısırlaştırma merkezleri kurmadı ve koruyucu veterinerlik yerine günü kurtaran politikaları tercih etti. Şimdi ise bu ihmallerin faturası hiçbir suçu olmayan hayvanlara kesiliyor.”

Ankara Örneği: “13 Bin Kapasiteye 52 Bin Hayvan”

Mevcut yasaya göre rehabilitasyon merkezlerinin kurulması ve kısırlaştırma işlemlerinin 2028 yılına kadar devam etmesi gerektiği hatırlatılan açıklamada, uygulamadaki hukuksuzluklara dikkat çekildi. Ankara’da barınak kapasitesi 13 bin olmasına rağmen 52 bin hayvanın toplandığı bilgisi paylaşılarak, bu durumun hayvanları doğrudan ölüme terk etmek anlamına geldiği ve uygulamanın Anayasa’ya, cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu savunuldu.

İçişleri Bakanı Çiftçi’ye Tepki: “Ülkenin Tek Gündemi Bu mu?”

Açıklamada, Türkiye’nin ekonomik kriz, hukuk ve eğitim sistemindeki çöküş, kadın ve çocuk cinayetleri gibi çok sayıda yapısal sorunu varken, iktidarın ve İçişleri Bakanı Sayın Çiftçi’nin tek gündeminin sokak hayvanları olması sert bir dille eleştirildi. Bakan Çiftçi’nin “Türkiye genelinde sokak hayvanlarının yüzde 88-89’u toplandı, yıl sonuna kadar tamamı toplanacak” yönündeki açıklamalarına alandakiler yuhalamalarla tepki gösterdi.

İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban’a 9 Kritik Soru

Yaşam hakkı savunucuları, kendisi de bir tıp doktoru olan İzmir Valisi Süleyman Elban’a hitaben, sürecin şeffaf yürütülmesi talebiyle şu soruları yöneltti:

  • İzmir’de sokaklardan şu ana kadar kaç köpek toplandı?
  • Toplanan köpeklerden kaçı hâlâ yaşıyor?
  • İzmir’deki toplam barınak kapasitesi ve bu barınakların tek tek doluluk oranı nedir?
  • Barınaklarda yeterli sayıda veteriner hekim, tekniker bulunmakta mıdır; yeterli mama ve tedavi sağlanmakta mıdır?
  • Hayvanların ölüm nedenleri nelerdir?
  • 5199 sayılı Kanun’un 1. maddesinde belirtilen hayvan refahı korunuyor mu, yoksa açıkça ihlal mi ediliyor?

“Siz Gideceksiniz, Biz Köpeklerle Yaşamaya Devam Edeceğiz”

Basın açıklaması, yerel yönetimlerin iktidar baskısına boyun eğmemesi ve ölümün değil yaşamın tarafında durması gerektiği çağrısıyla son buldu. Eylemciler, “Yaşamı savunmak suç değildir. Öldürmek suçtur. Biz bu suça ortak olmayacağız. Siz gideceksiniz, bizler köpeklerle birlikte yaşamaya devam edeceğiz” diyerek kararlılık mesajı verdi.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.