Cumhur İttifakı ortağı HÜDA PAR, okullarda karma eğitim zorunluluğunun kaldırılmasını öngören kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sundu. TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu’na sevk edilen teklif, komisyonda kabul edilmesi halinde nihai karar için Genel Kurul gündemine gelecek.
HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu ile milletvekilleri Serkan Ramanlı, Faruk Dinç ve Şahzade Demir’in imzasını taşıyan kanun teklifi, eğitim sisteminde köklü değişiklikler öngörüyor.
Teklifin İçeriği: Velilere Model Seçme Hakkı
Kanun teklifinde öne çıkan temel düzenlemeler şunlar:
- Tek Cinsiyetli Okullar: Yalnızca kız veya yalnızca erkek öğrencilerin eğitim göreceği müstakil okul ve sınıfların açılabilmesi.
- Seçme Özgürlüğü: Velilere, çocuklarının eğitim göreceği model (karma veya tek cinsiyetli) konusunda tercih hakkı tanınması.
Gerekçe: “Karma Eğitim Bilimsel Temele Dayanmıyor”
Teklifin gerekçe bölümünde, çocukların “fıtratlarına uygun” eğitim alma hakkına sahip olduğu savunularak şu iddialara yer verildi:
- Pedagojik Eleştiri: Karma eğitim uygulamasının “bilimsel ve pedagojik bir temele dayanmadığı” ve tek cinsiyete dayalı eğitimin başarı oranını artırdığı öne sürüldü.
- 28 Şubat Vurgusu: Karma eğitimin Türkiye’de 28 Şubat sürecinde zorunlu hale getirildiği hatırlatılarak, bu durumun karma eğitim istemeyen ailelerin “eğitim hakkını ihlal ettiği” savunuldu.
Bakan Yusuf Tekin’in Benzer Mesajları Hatırlatıldı
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de geçmiş dönemde benzer doğrultuda açıklamalarda bulunmuştu. Bakan Tekin, bazı ailelerin kız çocuklarını karma eğitim gerekçesiyle okula göndermek istemediğini belirterek, “Gerekirse kız okulları da açabilmeliyiz, veli çocuğunu nereye göndermek istiyorsa oraya gönderebilmeli” ifadelerini kullanmıştı.
Hak Örgütlerinden Tepki: “Ayrımcılık Derinleşebilir”
Kadın ve çocuk hakları alanında faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri ise düzenlemeye sert tepki gösteriyor. Hak örgütlerinin uyarıları şu noktalarda yoğunlaşıyor:
- Toplumsal Eşitlik: Eğitimde cinsiyete dayalı ayrıştırmanın toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesine zarar vereceği savunuluyor.
- Kamusal Yaşama Katılım: Çocukların cinsiyet temelli ayrıştırılmasının, özellikle kız çocuklarının kamusal hayata ve eğitime eşit katılımını olumsuz etkileyebileceği aktarılıyor.
- Eşitlik İlkesi: Bu tür uygulamaların yapısal ayrımcılığı derinleştirerek çocukların eşit eğitim hakkını zedeleyeceği vurgulanıyor.
Sonuç: Komisyonda görüşülecek olan bu kritik teklifin yasalaşması halinde, Türkiye’de uzun yıllardır uygulanan modern ve Laik eğitim yapısında köklü bir dönüşümün önü açılmış olacak. (Kaynak: artı-gerçek)

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
