Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) “mutlak butlan” mahkeme kararı sonrasında genel başkanlık koltuğunun yeniden el değiştirmesiyle başlayan parti içi tasfiye dalgası, Zonguldak’ta eşine az rastlanır bir siyasi direnişe sahne oldu. Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin başlattığı operasyon kapsamında görevden alınan CHP Zonguldak İl Başkanı Devrim Dural, Merkez İlçe Başkanı Nazmi Özden ve Kozlu İlçe Başkanı Merve Aslan, genel merkezin kararını tanımadıklarını ilan etti.

Geçtiğimiz Cuma akşamı (17 Temmuz 2026) CHP Zonguldak İl Başkanlığı binası önünde toplanan binlerce partili, milletvekilleri ve belediye başkanları, genel merkeze karşı adeta bayrak açtı. Eylem öncesinde paylaşılan ve seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel’in bir TOMA’nın üzerine çıkarak yumruğunu kaldırdığı direniş afişi, Zonguldak örgütünün geri adım atmayacağının ilk somut göstergesi olmuştu.

Basın açıklamasında dile getirilen çok sert eleştiriler, stratejik hamleler ve üç önemli ismin değerlendirmeleri şu şekilde;

Devrim Dural’dan Kılıçdaroğlu’na Salvo 

“Biz Kazanan CHP’yiz, Alın Karpuzun Sapını Gidin!”

Görevden alınma kararını bir “hukuksuzluk (butlan)” olarak nitelendiren Devrim Dural, meydanı dolduran kalabalığa hitap ederken kararı bir “şeref madalyası” olarak gördüğünü belirtti. Saray aparatları ve kayyumcular tarafından hedef alındıklarını savunan Dural, yerel seçimlerdeki büyük başarıya dikkat çekti:

“Merve Başkanımız ne yaptı da görevden alındı? 20 küsur sene sonra Kozlu Belediyesi’ni AK Parti’den geri aldığı için cezalandırılmak yerine adeta mükafatlandırıldı! Bu bileği Kozlu’da da Zonguldak’ta da büktürmedik, Türkiye’de de büktürmeyeceğiz. Ne butlan ne sultan; yaşasın mutlak demokrasi!”

Genel merkezin partiyi bölme operasyonuna ayna tutanların olduğunu söyleyen Dural, sert bir metaforla tepki gösterdi: “İktidarın oyununa geldiniz de karpuzun neresi kaldı elinizde? Karpuzun sapı kaldı kardeşlerim, alın sapınızı gidin!”

“Atanacak Kişi Ancak 23 Nisan Başkanı Olur”

Koltuktan indirilen ancak unvanını kullanmaya devam eden Dural, kendi yerine atanacak olası bir kayyum yönetimine de şu sözlerle gözdağı verdi: “Biz 23 Nisan’da koltuğa çocukları oturturuz. 7 yaşındaki Mevlüt bile ne zaman oturup ne zaman kalkacağını biliyor. O koltuğa atanacak kayyum temsilcisine sesleniyorum; sen oraya oturduğunda ancak ’23 Nisan Başkanı’ olursun. Seçilmediğin o koltukta bu caddelerde nasıl gezeceksin? Dersini bu millet verecek!”

Kemal Kılıçdaroğlu’na doğrudan seslenen Dural, bugüne kadar 52 il başkanının görevden alındığını hatırlatarak, “Beni, örgütümü, yoldaşlarımı neden arındırdın? Bizde arınacak ne vardı? Sizler kaybetmeye alışmışsınız ama ben alışmadım. 8 ilçenin 6’sını almış bir il başkanı olarak kazanan CHP’yi temsil ediyorum” dedi. Ülkedeki yoksulluk ve adaletsizliğe karşı sessiz kalmakla suçladığı Kılıçdaroğlu yönetimine meydan okuyan Dural, “Boynumuzu vereceğiz ama asla başımızı eğmeyeceğiz” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Milletvekili Eylem Ertuğrul’dan “Kumpas” Analizi 

“Erdoğan’ın Bölme Planı Devreye Alındı”

Dural’ın ardından söz alan CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğrul, parti içi meselelerin medya önünde tartışılmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirerek başladı ancak sürecin CHP’yi tamamen itibarsızlaştırma kumpasına dönüştüğünü vurguladı. Ertuğrul, yaşananların arkasında doğrudan Cumhur İttifakı ve AK Parti güdümündeki bir yargı operasyonu olduğunu iddia etti:

“CHP’lileri telef etme arzusunda olan Erdoğan baktı ki yerel seçimlerde başarılı olamıyor, ‘CHP’ni bölmeliyim, arkasındaki halk desteği her geçen gün büyüyen Özgür Özel ve ekibini pasifize etmeliyim’ dedi. Ayarladıkları bir mahkemeden mutlak butlan kararı çıkarttılar. Amaç CHP’yi bölmek ama bu mümkün değil.”

“Dün Yargıya Güvensiz Olanlar, Bugün Yargının Arkasına Saklanıyor”

Kılıçdaroğlu ekibini sert bir dille eleştiren Ertuğrul, parti içindeki bazı koltuk sevdalılarının bu duruma dört elle sarıldığını belirtti. Ertuğrul, “Çok kısa süre öncesine kadar AK Parti güdümündeki yargının adaletten uzak olduğunu söyleyenler, şimdi seçilmişlerimize ‘Gidin bu iktidar güdümündeki yargının karşısında aklanın gelin’ diyorlar. Bunu aklınız alıyor mu?” sorusunu sordu. CHP’nin dört duvardan ibaret olmadığını söyleyen milletvekili, halkın dip dalgasını kimsenin engelleyemeyeceğini ve seçilmiş kadroların arkasında sonuna kadar duracaklarını ifade etti.

Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz’dan               3 Aşamalı Yol Haritası

“Olası Yeni Bir Parti ve Baskın Seçim Planlarımız Masada”

Toplantının en stratejik ve çarpıcı konuşmasını CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz yaptı. Yavuzyılmaz, görevden almaları “Masa başında isimlerin üstünün çizilmesi” olarak tanımlayarak Zonguldak teşkilatının hür iradesinin yok sayıldığını belirtti.

Yavuzyılmaz, Yargıtay dosyasının adli tatile saatler kala (1 Eylül’e kadar sürecek dönem öncesi) gönderilmesinin bilinçli bir hamle olduğunu söyleyerek genel merkezin planını deşifre etti. Ardından, Özgür Özel liderliğindeki kadronun Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın büyük desteğiyle hazırladığı 3 farklı senaryoyu ilk kez kamuoyuyla paylaştı:

  • 1. Senaryo (Baskın Seçim Hazırlığı): CHP’yi Türkiye’nin birinci partisi yapan kadroların tasfiye edilmek istenmesine karşı, yarın bir baskın seçim olacakmış gibi seçime girme yeterliliğine sahip mevcut parti mekanizması tamamen hazır durumda tutuluyor.
  • 2. Senaryo (Yeni Parti Hareketi): Eğer iktidar ekonomik krize rağmen seçimi daha da öteler ve CHP içindeki bu hukuksuz yönetim gaspı devam ederse, direniş kadrolarını korumak adına “yeni bir yolu, yeni bir partiyi” harekete geçirmek üzere tüm hazırlıklar yapılmış durumda.
  • 3. Senaryo (Hukuki İade): İktidarın, “yeni bir parti kurup oyları patlatmasınlar” korkusuyla mahkemenin verdiği tedbir kararını kaldırıp seçilmiş yönetimleri göreve iade etmeye mecbur kalacağı ihtimali de aktif olarak masada tutuluyor.

Zonguldak’ta “Kayyum” Kabul Etmeme Çağrısı

Yavuzyılmaz, Özgür Özel’den net bir direktif gelmediği sürece partiden istifa etmeyeceklerini ancak genel merkeze yönelik olası bir müdahalede (TOMA örneğinde olduğu gibi) sonuna kadar liderlerinin arkasında yürüyeceklerini söyledi. AK Parti’nin sandıkları Ankara’ya kaçıran “temayül” sistemine atıfta bulunarak CHP’nin ön seçimle gelen şeffaf yapısını savundu ve Zonguldak kamuoyuna tarihi bir çağrıda bulundu:

“Zonguldak’tan tek bir onurlu kişi bile böyle bir görevi, böyle bir tayini ve atamayı kabul etmemelidir! Yarın bir gün çıkıp da ‘Görev boş kalmasın diye aldık’ bahanelerini kabul etmiyoruz. O koltuklara atanacak kişiler şimdiden hesabını yapsın. Yarın yüzünüze bakmayacağız, selamınızı almayacağız. İnsanın içine çıkacak yüzünüz kalmaz, aileniz utanır!”

CHP’yi Neler Bekliyor?

Zonguldak’ta gerçekleşen bu kitlesel ve üst düzey katılım içeren başkaldırı, CHP Genel Merkezi’ndeki Kılıçdaroğlu yönetimi ile yerel seçimlerde başarı elde eden “değişimci” taban (Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş ekseni) arasındaki iplerin tamamen koptuğunu gösteriyor. Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz’ın ilk kez telaffuz ettiği “yeni bir parti kurma/harekete geçirme” resti, önümüzdeki günlerde Ankara koridorlarında kartların yeniden dağıtılmasına neden olacak cinsten. Zonguldak örgütünün bu net duruşu, diğer illerdeki görevden almalara karşı da bir domino etkisi yaratabilir.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.