2026-2027 eğitim-öğretim yılı ekonomik kriz, artan maliyetler ve kronikleşen yapısal sorunların gölgesinde açıldı. Eğitim Sen Çaycuma Temsilcisi İsmet Akyol; şekilci genelgelerden uzak ilçelere yapılan resen atamalara, velilerin katlanan masraflarından Çaycuma’daki fiziki yetersizliklere kadar uzanan tabloyu değerlendirerek acil çözüm çağrısında bulundu.
Eğitim Sen Çaycuma Temsilciliği, yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte eğitim emekçilerinin, öğrencilerin ve velilerin karşı karşıya kaldığı derinleşen sorunları kamuoyuyla paylaştı. Temsilci İsmet Akyol, Millî Eğitim Bakanlığı’nın gerçek sorunları perdeleyen uygulamalarını eleştirerek, kamusal, bilimsel ve laik bir eğitim anlayışının zorunluluk olduğunu kaydetti.
“Öğretmenin saygınlığı önlükle değil, güvenceli çalışma koşullarıyla sağlanır”
Bakanlığın yayımladığı son genelgenin eğitimin gerçek gündeminden kopuk olduğunu ifade eden Akyol, şekilci dayatmalara tepki gösterdi:
“Milli Eğitim Bakanlığı; kamusal, ekonomik ve pedagojik sorunlara çözüm üretmek yerine önlük uygulamasından norm kadro baskısına, Milli Eğitim Akademisi üzerinden yapılmak istenen düzenlemelerden Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli dayatmasına kadar şekilci, denetimci ve ideolojik yaklaşımlarını sürdürmeye devam ediyor. Öğretmenin mesleki saygınlığı giydiği kıyafetle değil; ürettiği emek, mesleki özerklik, insanca yaşayabileceği ücret ve güvenceli çalışma koşullarıyla sağlanır.”
Eğitim masrafları velilerin belini büküyor: Başlangıç maliyeti 14 bin lirayı aştı
Artan enflasyon ve ekonomik krizin faturasının velilere kesildiğini belirten Akyol; kırtasiye, forma, ayakkabı, servis ve beslenme giderlerinin ulaştığı boyutları şu verilerle aktardı:
- İlkokul: 6.700 TL – 9.600 TL
- Ortaokul: 8.800 TL – 12.700 TL
- Lise: 10.000 TL – 14.700 TL
“Zonguldak tek ilçe grubu olmaktan çıkarılmalı, sürgün niteliğindeki resen atamalara son verilmelidir”
Zonguldak’ın tek ilçe grubu sayılmasının norm kadro fazlası öğretmenleri mağdur ettiğini belirten Akyol, Zonguldak İdare Mahkemesi’nin aile bütünlüğünün bozulması ve ulaşım güçlüğü gerekçeleriyle bu atamaları iptal ettiğini hatırlattı. Benzer coğrafyaya sahip Trabzon’un üç ilçe grubuna ayrıldığını ifade eden Akyol, AKP Zonguldak Milletvekili Ahmet Çolakoğlu ve MEB Personel Genel Müdürü Bülent Çiftçi ile 5 Nisan 2026’da yapılan görüşmede verilen sözlerin tutulmasını istedi.
Akyol, öğretmenlerin diplomalarını ve branşlarını işlevsizleştiren zorunlu alan değişikliği planlarına karşı çıkarak, sınıf mevcutlarının OECD ortalaması olan 21’e düşürülmesini ve kapalı köy okullarının açılabilmesi için sınıf açma alt sınırının 5 öğrenciye çekilmesini önerdi.
Çaycuma’da okulların üçte ikisinde rehber öğretmen yok
Yönetmelikteki yüksek öğrenci sayısı şartı nedeniyle Çaycuma’daki okulların yaklaşık üçte ikisinde Psikolojik Danışman/Rehber Öğretmen bulunmadığına dikkat çeken Akyol, öğrenci sayısı sınırlaması gözetilmeksizin her okula en az bir rehberlik normu verilmesi gerektiğini vurguladı.
Çaycuma’da fiziki altyapı alarm veriyor: Yıkılan binalar, yetersiz derslikler, prefabrik yapılar
İlçedeki okul ve derslik ihtiyacının kritik seviyeye ulaştığını belirten Akyol, yerel tablodaki aksaklıkları sıraladı:
- Yıkılan ve Yapılmayan Okullar: Depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılan Atatürk İlkokulu’nda ikili eğitime devam edilirken, Filyos Melek ve Ahmet Şanlı Anadolu Lisesi’nin yeni bina yapımına henüz başlanmadı; öğrenciler ortaokul binasında eğitim görüyor. Mahmut Özer döneminde sözü verilen Fen Lisesi pansiyonu ve 16 derslikli ilkokul hâlâ hayata geçirilmedi.
- Yeni Bina İhtiyacı: Artan nüfus nedeniyle Pehlivanlar Mahallesi ile TOKİ/Nadır bölgesine ilkokul ve ortaokul yapılması gerekiyor. Şehit Aydın Berber Anadolu Lisesi kontenjan yetersizliği yaşarken, ilçeye yeni bir genel Anadolu Lisesi şart.
- Eğreti Binalar: BİLSEM ve RAM dernek binalarında hizmet vermeye çalışırken, Mesleki Eğitim Merkezi sanayi sitesinde uygun olmayan koşullarda barınıyor. Çaycuma Mehmet Akif Ersoy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi prefabrik binada ders yaparken, özel eğitim kademelerindeki mevcut binalar ihtiyacı karşılamıyor.
“Eğitimin yükü velilerin sırtına değil, kamu bütçesine aittir”
Eğitim Sen’in kamusal, eşit ve nitelikli eğitim mücadelesine devam edeceğini bildiren Akyol, temel talepleri şöyle özetledi:
- Eğitim emekçilerine insanca yaşamaya yetecek ücret verilmeli, güvencesiz çalıştırma son bulmalıdır.
- Okulların temizlik, güvenlik ve yardımcı hizmet ihtiyacı kadrolu istihdamla çözülmelidir.
- Tüm öğrencilere okullarda bir öğün ücretsiz, sağlıklı yemek ve temiz içme suyu sağlanmalıdır.
- Eğitim tamamen kamusal kaynaklarla finanse edilmeli; bilimsel ve laik müfredat ilkelerine dönülmelidir.

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
