Fikirden İhracata: Zonguldak Kabuğunu Kırıyor

ZTSO Başkanı Metin Demir ile Özel Röportaj

Röportaj: Bahaddin Arı (Susma Gazetesi Yazı İşleri Müdürü)

Zonguldak’ın yıllardır “kömür tozuyla” ve maden dumanıyla anılan gri silüetinin ardında, teknoloji, ihracat ve planlı üretimle şekillenen umut verici yepyeni bir gelecek inşa ediliyor. Geçtiğimiz günlerde Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası (ZTSO) Meclis ve Yüksek İstişare Kurulu heyetiyle birlikte kentin geleceğine yön verecek vizyon projelerini sahada, yerinde inceleme fırsatı bulduk.

Otobüs sohbetlerinden şantiye tozuna kadar uzanan bu yolculukta, kentin monokültür yapıdan çıkıp kabuk değiştirişine şahitlik ettik. Fikirden üretime, projeden ihracata uzanan bu yeni kalkınma modelinin sahadaki somut yansımalarını; Çaycuma’daki yüksek teknolojili seralardan, kent merkezine nefes aldıran modern imalat alanlarına, bölgesel mobilya merkezinden küresel lojistik kapısı olacak serbest bölgeye kadar tüm detaylarıyla konuştuk. Susma Gazetesi olarak sorduk, ZTSO Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Metin Demir kentin dönüşüm hikâyesini tüm samimiyetiyle yanıtladı.

Bahaddin Arı: Sayın Başkan, öncelikle bu geniş kapsamlı ve ufuk açıcı teknik gezi için teşekkür ederim. ZTSO Meclis ve Yüksek İstişare Kurulu üyelerinin eksiksiz katılımıyla sahaya indiniz. Bu ziyaretin amacı ve Zonguldak’a vermek istediği temel mesaj neydi?

Metin Demir: Bahaddin Bey, bizlere eşlik ettiğiniz ve bu dönüşümü sahada bizzat gözlemlediğiniz için asıl biz teşekkür ederiz. Odamızın tüm kademeleriyle; Meclisimiz, Yönetim Kurulumuz ve tecrübeleriyle bize ışık tutan Yüksek İstişare Kurulu üyelerimizle sahaya inmemizin çok net bir amacı vardı: Zonguldak’ın tek bir sektöre bağlı kalmadan nasıl ayağa kalkabileceğinin somut delillerini yerinde görmek. Biz günü kurtaran işlerin değil, Zonguldak’ın gelecek 50 yılının peşindeyiz. Yeşil dönüşümü yakalayan, nitelikli genç istihdamı oluşturan, göç veren değil üreterek büyüyen bir kent hedefliyoruz. Bu gezi, projelerimizin sadece kâğıt üzerinde kalmadığını, sahada ete kemiğe büründüğünü kente müjdeleyen bir vizyon turuydu.

Bahaddin Arı: Zonguldak yıllarca “Biz yapamayız, bizde kooperatif yürümez” gibi bir psikolojik sınırla, bir nevi öğrenilmiş çaresizlikle yaşadı. Sahada gördüklerimiz bu tabuların yıkıldığını gösteriyor. Bu kırılma nasıl yaşandı?

Metin Demir: Çok haklısınız. Yılların getirdiği o “bizde olmaz” önyargısı en büyük engelimizdi. Ancak bu yatırımlar, Zonguldak’ın o psikolojik sınırlarını yıktı ve yeni bir özgüven inşa etti. Çaycuma’da üretilen domatesin Avrupa raflarına girmesi, küçük bir atölyenin modern sanayi sitesinde ulusal standartlarda imalat yapması tesadüf değildir; planlı, inançlı ve ortak akla dayalı bir emeğin sonucudur. Kamu kurumlarımız, Valiliğimiz, İl Özel İdaremiz, Çaycuma TSO gibi paydaşlarımız ve fedakâr girişimcilerimizle güçlerimizi birleştirdik ve o önyargı zincirini hep birlikte kırdık.

Bahaddin Arı: Saha turumuzun ilk durağı kaba inşaatı biten ve yüzde 90 gerçekleşme seviyesine ulaşan Dekozon (Zonguldak Mobilya Ticaret Merkezi) oldu. Şehirde mobilya sektörünü tek çatı altında toplama fikri nasıl gelişti? Bizi neler bekliyor?

Metin Demir: Mobilya konusunda aslında Amerika’yı yeniden keşfetmiyoruz. Zonguldak’taki mobilyacılarımız yıllardır Acılık, Soğuksu ve Kadırga gibi bölgelerde dağınık bir halde hizmet vermeye çalışıyor. İnanılmaz bir otopark ve lojistik çilesi çekiliyor. Projenin temel felsefesi şuydu: Zonguldaklı tüketicilerimiz, hemşehrilerimiz evine mobilya seçmek için Kocaeli, Ankara veya İstanbul yollarına düşmek zorunda kalmasın. 2019 yılında büyük heyecanla başlattığımız, pandemi ve ekonomik krizlere rağmen Yönetim Kurulu Başkan Yardımcımız Ayşen Orhan’ın da büyük gayretleriyle bugüne taşıdığımız bir proje bu. Toplam 2.500 metrekare kapalı alana sahip, 4,5 katlı bu merkezde; 10 büyük mağaza, perde ve aksesuar gibi 7 tamamlayıcı dükkân ve 7 ofisle birlikte toplam 25 bağımsız birim yer alıyor. Dekozon bittiğinde sadece kentin mobilya ticaretini toparlamakla kalmayacak, çevre illerden de müşteri çeken bölgesel bir mobilya perakende üssü olacak. Sektörümüz burada markalaşacak.

Bahaddin Arı: Kent merkezindeki fiziki sıkışmışlık imalatçıyı boğuyordu. Bakacakkadı Bölgesi’nde faaliyete geçen Girişim Sanayi Sitesi kent merkezine ve sanayiciye ne kazandırdı?

Metin Demir: Şehir merkezinde dükkânının önüne nakliye aracı, TIR yanaşamadığı için üretim hacmini ve makine parkını büyütemeyen zanaatkâr ve imalatçılarımız vardı. 2016 yılında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın yatırımıyla başlattığımız bu projede, 500 ile 2.000 metrekare arasında değişen 74 modern iş yeri inşa ettik. İki yönlü çok büyük bir kazanım elde ettik: Birincisi, ağır taşıt trafiğini, gürültüyü ve fiziki sıkışıklığı şehir merkezinden arındırarak kentsel yaşam kalitesini yükselttik. İkincisi, imalatçılarımız planlı, güvenli ve lojistik açıdan avantajlı bir alanda bir araya gelerek tedarik zincirinde güçlü bir sinerji yakaladı. Site tam kapasiteye ulaştığında en az 750 kişiye doğrudan iş ve ekmek kapısı sunacak.

Bahaddin Arı: Gezinin beni ve sanıyorum ki tüm heyeti en çok etkileyen durağı Çaycuma Tarıma Dayalı İhtisas (Sera) Organize Tarım Bölgesi oldu. “Aklını Hollanda’dan aldık, şimdi onlara domates satıyoruz” dediniz. Bize bu topraksız tarım devriminden bahseder misiniz?

Metin Demir: Orası emeğin teknolojiyle nasıl katma değere dönüştüğünün en canlı kanıtıdır. ZTSO öncülüğünde, BAKKA fizibilitesi, Çaycuma TSO, İl Özel İdaresi ortaklığı ve Tarım Bakanlığı kredisiyle yola çıktık. Dünyada bu işin, tabiri caizse ‘Mercedes’i olan Hollanda’dan danışmanlık aldık ve 56 hektarlık devasa bir yatırımın temellerini attık. Salkım domates ana üretim kalemi olarak seçildi. Şu an 6 parselde fiilen üretime geçmiş durumdayız ve Hollanda modelini kendi toprağımızda başarıyla uyguluyoruz.

Bahaddin Arı: Tarım denince akla önce Akdeniz gelir. Zonguldak, Antalya gibi üretim merkezleriyle nasıl rekabet ediyor? Buradaki avantajımız nedir?

Metin Demir: Bu çok önemli bir soru. Bizim iki büyük üstünlüğümüz var: Lojistik ve İklim. Akdeniz’deki üretici kışın ürünü daha ucuza ısıtabilir ancak o ürünü limanlara ve kuzey pazarlarına, Avrupa’ya ulaştırmak için 800 kilometre mazot yakmak zorunda. Biz ise Filyos Limanı’nın hemen yanı başındayız; navlun ve lojistik avantajımız muazzam. İkincisi ise mikroklima avantajımız. Akdeniz’de yaz aylarındaki aşırı sıcaklarda üretim durma noktasına gelirken Zonguldak ılıman kalıyor; İç Anadolu’nun o eksi 15-20 derecelik dondurucu soğukları da bu vadimizde yaşanmıyor.

Bahaddin Arı: Seralarda özellikle kadın istihdamı dikkatimi çekti. Üretim ve ihracat hedeflerinde şu an ne durumdayız ve büyüme planınız nedir?

Metin Demir: Ziyaret ettiğimiz AK Enerji Modern Seracılık tesisini ele alalım. Orada çalışan 20 personelin yüzde 90’ı kadın. Emek yoğun değil, akıl ve teknoloji yoğun bir üretime geçiş yaptık ve kadınlarımıza güvenli bir gelecek sunuyoruz. Verim çok yüksek; metrekare başına 50 kilogram, yani 20 dönümden yıllık 1.000 ton rekor rekolte bekliyoruz. Şu an Hollanda, İngiltere ve İsveç sofralarına doğrudan ihracat yapıyoruz. Hedefimiz çok daha büyük: Filyos Irmağı’nın karşısındaki 54 hektar hazine arazisini ve vasfını kaybetmiş 45 hektarlık orman alanını da sisteme dâhil ederek, Sera OTB’yi 150 hektara (1.500 dönüm) çıkaracağız. Hedefimiz 1.000 kişilik doğrudan istihdamla burayı Avrupa’nın en büyük örtü altı tarım havzalarından biri yapmak.

Bahaddin Arı: Sahanın son durağı ise Zonguldak’ı küresel ticarete bağlayacak dev adım: Serbest Bölge Projesi. 8 bin kişilik bir istihdam hedefi telaffuz ettiniz. Bu alanın konumu ve potansiyeli nedir?

Metin Demir: Filyos Vadisi’ndeki Serbest Bölge Proje Alanımız, şehrimizin geleceğe dönük en stratejik ekonomik altyapısıdır. Şehrin gelecekteki yerleşim alanlarını daraltmamak adına belediyemizle istişare ederek tıraşlanan tepeyi sınır kabul ettik ve arkasında uzanan 2.300 dönümlük düzlük vadiyi proje alanı seçtik. Rakamlarla kıyaslarsak; Çaycuma OSB 1.400 dönüm alanda yaklaşık 5.000 kişiye istihdam sağlarken, Filyos Serbest Bölgesi tek başına 7.500 ile 8.000’in üzerinde doğrudan istihdam yaratacak muazzam bir kapasiteye sahip.

Bahaddin Arı: Peki, uluslararası bir yatırımcı onca yer varken neden Filyos Serbest Bölgesi’ne yatırım yapsın? Buranın yatırımcıya sunduğu altın değerindeki avantajlar neler?

Metin Demir: Uluslararası yatırımcılar için üç temel ve eşsiz sütun sunuyoruz. Birincisi Entegre Lojistik: 19 metre derinliğiyle Türkiye’nin en büyük derin deniz limanı olan Filyos Limanı’na sadece 6-7 km mesafedeyiz. Sahanın içinden demiryolu geçiyor, havaalanı tam karşımızda ve yenilenen duble yollarımız var. İkincisi Sıfır Kurumlar Vergisi: Yüzde 80 ve üzerinde ihracat yapma taahhüdünde bulunan çevreci sanayi kuruluşlarına süresiz kurumlar vergisi muafiyeti veriliyor. Üçüncüsü ve en kritik olanı Kesintisiz Enerji ve Su Güvenliği: Eren Enerji ve ÇATES santralleri sayesinde Türkiye kurulu elektrik gücünün yüzde 7,5’ini karşılayan devasa bir enerji altyapımız var. Düşünün, Ankara’da bile elektrik kapasitesi yetmediği için kurulamayan yeni veri merkezleri için burası bulunmaz bir nimet. Ayrıca hemen yanı başımızdaki Filyos Irmağı da sanayici için su güvencesi demek. Altyapıyı 2,5 yıl içinde tamamlamayı planlıyoruz.

Bahaddin Arı: Son olarak, kömür tozuyla yoğrulmuş bu kentin insanlarına, Zonguldaklılara “Yerin üstündeki gelecek” adına ne söylemek istersiniz?

Metin Demir: Zonguldak’ın yerin altındaki o asırlık alın teri, bizim en kutsal mirasımızdır. Ancak Zonguldak artık sadece yerin altıyla değil, yerin üstündeki seralarıyla, salkım domatesiyle, planlı sanayi siteleriyle, markalaşan mobilya merkezleriyle ve Filyos’un serbest ticaret potansiyeliyle geleceğe yürüyor. Bu vizyonda emeği geçen tüm kamu yöneticilerimize, fedakâr girişimcilerimize ve ZTSO’nun tüm kademelerindeki yol arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. İlk günkü heyecanımız ve kararlılığımızla şehrimizi hep birlikte büyütmeye, geliştirmeye ve Zonguldak’ı yarınlara taşımaya devam edeceğiz.

Bahaddin Arı: Bu detaylı açıklamalarınız ve kentin ufkunu açan projeleri bizlere sahada yaşatarak anlattığınız için gazetemiz ve okurlarımız adına çok teşekkür ediyorum. Zonguldak’ın bu yepyeni hikâyesini izlemeye ve yazmaya devam edeceğiz.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.