Tüm Emeklilerin Sendikası Zonguldak Şubesi, seçim meydanlarında verilen seyyanen zam sözlerinin tutulmamasına, emeklilerin derinleşen sefalete mahkûm edilmesine ve hak gasplarına karşı Madenci Anıtı’nda basın açıklaması yaptı.

Emeğin Başkenti Zonguldak’ta Madenci Anıtı önünde bir araya gelen emekliler adına basın açıklamasını okuyan Şube Başkanı Mahmut Kılıç, iktidarın emekçiden değil sermaye ve yandaştan yana saf tuttuğunu vurguladı. Kılıç, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşınan seyyanen zam davasına işaret ederek, “AYM iktidarın baskılarına boyun eğmemeli, 17 milyon emeklinin hakkını gecikmeksizin teslim etmelidir” çağrısında bulundu.

“Seçim Öncesi Verilen Sözler Hileyle Gasp Edildi”

İktidarın 2023 seçimleri öncesinde oy kaygısıyla emeklilere sahte umutlar dağıttığını hatırlatan Mahmut Kılıç, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu’nun kamuoyu önünde verdiği taahhütleri hatırlattı:

“AKP iktidarı, 2023 seçimlerinde umduğunu bulamayacağını anlayınca vaat yağdırdı. Erdoğan, 11 Mayıs 2023’te en düşük memur maaşının 22 bin lira olacağını ve bu artışın memur emeklilerine de otomatik yansıyacağını bizzat ilan etti. Akbaşoğlu da ‘Bu düzenlemeden bütün emeklilerimiz yararlanacak’ dedi. Ancak sandıklar kapandıktan sonra kamu çalışanlarına net 8 bin 77 TL seyyanen ödeme yapılırken, emekliler tamamen kapsam dışı bırakıldı. İktidar yasanın arkasından dolanmış, meseleyi oldu bittiye getirmiş ve emekliye açıkça hile yapmıştır.”

Bugün 25 bin 100 lirayı bulan seyyanen zammın tüm emeklilerin anayasal ve gasp edilemez hakkı olduğunu belirten Kılıç, iktidarın bu parayı seçim bütçesi ve sermaye transferi için kullandığını ifade ederek, “Eğer plan buysa, emekli bu oyunu bozar!” dedi.

“Emekliye KYK Yurdu Reva Görülürken Milyarlarca Dolar Hortumlanıyor”

Milyonlarca SGK ve Bağ-Kur emeklisinin dip aylıklarla yaşam mücadelesi verdiğini, dul ve yetimlerin görmezden gelindiğini kaydeden Kılıç, iktidarın emeklilerle adeta alay ettiğini söyledi:

“Emekliye 1.000 lira vermemek için kırk takla atanlar, komik bir şekilde ‘tatil yapacak emekliler KYK yurtlarında kalsın’ diyebiliyor. Tok açın halinden ne anlar! Emeklinin tatile gidecek mecali mi kalmış? Bir yanda ay sonunu getiremeyen yoksulların küçük birikimlerini fon tuzaklarıyla çalan, 20 milyar doların üzerinde kamu kaynağını hortumlayan yandaşlar; diğer yanda pazardan çürük meyve toplayan emekliler… Bu tablo kimin kiminle kol kola olduğunu açıkça gösteriyor. İktidarın tercihi emekliden, işçiden, yoksuldan yana değil; ranttan ve faizden yanadır.”

“Mesele Siyasaldır: Açlık Büyürken Baskılar Artıyor”

Ülkedeki ekonomik kriz ile antidemokratik uygulamaların aynı madalyonun iki yüzü olduğunu dile getiren Kılıç; maden işçilerinin, tekstil emekçilerinin ve asgari ücretlilerin açlık sınırında yaşadığı bir dönemde iktidarın baskı politikalarını derinleştirdiğine dikkat çekti:

“Gıda ve barınma krizi had safhadayken; devasa bir yoksulluk kol gezerken belediye başkanları, parti yöneticileri, demokrasi ve adalet talep edenler bir bir tutuklanıyor. Bu nedenle seyyanen zam meselesi salt bir ücret tartışması değil, tamamen siyasaldır.”

“Anayasa Mahkemesi İktidarın İşaretine Değil, Adalete Baksın”

Yargı süreçlerinin siyasi vesayet altında tıkandığını ancak hak mücadelesinin AYM’ye taşındığını belirten Mahmut Kılıç, yüksek mahkemenin önündeki tarihi sorumluluğa dikkat çekerek sözlerini şöyle tamamladı:

“Açılan davalar yerel mahkemelerde siyasi kararlarla reddedildi ve dosya Anayasa Mahkemesi’ne taşındı. AYM, gelen tepkiler ve alanlara çıkma kararlılığımız üzerine dosyayı sümen altından çıkararak esastan görüşmeyi kabul etmek zorunda kalmıştır. Ancak bu süre uzatılamaz. Sürecin uzatılması AYM’yi şaibe altında bırakır. Yüksek Mahkeme iktidarın olası işaretlerini, fısıltılarını ve baskılarını elinin tersiyle itmelidir. 17 milyon emeklinin gözü oradadır; AYM derhal toplanmalı, bu açık hukuksuzluğa ve eşitsizliğe son vermelidir.”


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.