Dünya genelinde 60’ı aşkın ülkede eş zamanlı düzenlenen Küresel Eylem Günü kapsamında yüz binlerce insan, Gazze’deki işgal ve soykırımın derhal sonlandırılması talebiyle sokaklara çıktı. Londra’da 200 bini aşkın kişinin katıldığı 37. Ulusal Filistin Yürüyüşü’nde, Britanya İşçi Partisi hükümetinin soykırımı adlandırmaktan kaçınan tutumu ve İsrail’e yönelik kesintisiz askeri desteği protesto edildi.

Sendikalar, öğrenci birlikleri, sivil toplum örgütleri ve insan hakları ağlarının oluşturduğu 200’den fazla kurumun çağrısıyla Berlin, Dublin, New York, Torino, Atina ve Varşova dahil olmak üzere 300’e yakın merkezde protestolar düzenlendi. Sokaklara dökülen kitleler, Filistin halkının özgürlüğü ve süregelen askeri saldırıların durdurulması için hükümetlere somut yaptırım çağrısında bulundu.

Londra’da 200 Bin Kişilik İtiraz: “Haklıydınız Demek Yetmez”

Londra’da gerçekleşen kitlesel yürüyüşte, Dışişleri Bakanı Ed Miliband’ın geçmişte barış hareketine hitaben sarf ettiği “Haklıydınız” ifadesine rağmen İşçi Partisi’nin somut bir politika değişikliğine gitmemesi tepki topladı.

Göstericiler, Britanya hükümetinin yasal yükümlülüklerini ihlal ettiğine dikkat çekerek şu başlıklara vurgu yaptı:

  • İsrail’e yönelik silah ihracat lisanslarının devam ettirilmesi,
  • Bölgedeki keşif ve gözetim verilerinin İsrail ordusuyla paylaşılması,
  • Britanya topraklarında faaliyet gösteren İsrail menşeili silah fabrikalarının koruma altına alınması.

Kamuoyu baskısı sonucunda hükümetin Batı Şeria’daki yerleşimlerin yasadışılığını resmen tanıması ve Miliband’ın bu bölgedeki eylemleri “etnik temizlik” olarak adlandırıp yerleşim ürünlerine yaptırım kararı alması önemli bir geri adım olarak değerlendirilse de, kabinenin Gazze’deki katliamı “soykırım” olarak nitelemekten imtina etmesi çifte standart olarak nitelendiriliyor. Miliband’ın Gazze için yalnızca “dünyanın ve bu ülkenin vicdanında bir leke” ifadesini kullanması, hükümetin hukuki ve siyasi sorumluluktan kaçma çabası olarak görülüyor.

Sahadaki Bilanço: Yıkım ve Ağır İnsan Hakları İhlalleri

Bir yıl önce varılan ateşkes mutabakatına rağmen, İsrail kontrolündeki Gazze topraklarının yüzde 60’ında sistematik yıkım sürüyor. Bağımsız uydu görüntüleri; bir dönem 250 bin kişinin yaşadığı Refah başta olmak üzere yerleşim merkezlerinin tamamen yok edildiğini belgeliyor.

Gazacasualties.org verilerine göre süregelen saldırıların bilançosu:

  • 74.473 Filistinli yaşamını yitirdi (20.179 çocuk, 1.701 sağlık personeli, 262 basın mensubu),
  • 175.371 kişi yaralandı,
  • Yalnızca ateşkes sonrası süreçte gerçekleşen saldırılarda, en az 300’ü çocuk olmak üzere 1.430’u aşkın sivil öldürüldü, 5.000’den fazla insan yaralandı.

İsrail ordusunun ayakta kalan son sağlık tesislerinin de boşaltılmasını talep etmesi, altyapının ve yaşam alanlarının bilinçli olarak tasfiye edildiği değerlendirmelerini güçlendiriyor.

Uluslararası Hukuk ve Küresel Suç Ortaklığı

Akademisyen Marwan Bishara’nın Ortadoğu’yu Sarsan On İki Gün: Bir Soykırımın Kökenleri adlı çalışmasında ortaya koyduğu analizler, askeri saldırıların uzun vadeli bir planın parçası olduğunu ve ABD yönetiminin açık suç ortaklığıyla sürdürüldüğünü gösteriyor. Sürekli sağlanan cephane akışı, BM Güvenlik Konseyi’ndeki ateşkes kararlarının veto edilmesi ve hak savunucularının hedef gösterilmesi, Batılı başkentlerin doğrudan sorumluluğunu tescilliyor.

Uluslararası hukuk mekanizmalarının bu tablodaki tutumu ise kritik bir eşikte bulunuyor. Nobel Komitesi’nin bu yıl barış ve uluslararası hukuku teşvik çabaları nedeniyle ödülü Güney Afrikalı hukukçu Navanethem Pillay’a vermesi dikkat çekti. Pillay, 2021-2025 yılları arasında başkanlığını yürüttüğü BM İşgal Altındaki Filistin Toprakları Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu raporlarında Gazze’deki eylemleri açıkça “soykırım” olarak kayıt altına almıştı.

Uluslararası kurumların ve bağımsız hukukçuların net tespitlerine rağmen Londra ve Washington hattında sürdürülen inkar siyaseti, sokakların adalet talebiyle doğrudan çatışmaya devam ediyor.(Kaynak: morningstaronline.co.uk. Çeviri: Başaran Doğru)


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.