“Sosyal Devletiz” demek yetmez.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, MADDE 2. – Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”der.

Zonguldak’ta neredeyse 2 Ay’a yakındır Şehirlerarası terminalde Şemsa Güney kızıyla birlikte yaşamını sürdürmeye devam ediyor.Tüm basın yayın organlarında konu gündeme geldi. Kimi yardımsever vatandaşlar yardım eli uzattı.Fakat henüz kalıcı bir çözüm bulunamadı.

Zonguldak Valisi Ahmet Çınar, kişi olarak insani ve toplumsal konularda oldukça duyarlı olmasına rağmen, Aile Sosyal Politikalar Müdürü Kemal Gümrükçü il çapında bir çok eve hizmet götürürken,Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir’in Şehri emin görevini yürütürken tüm bu olay gözümüzün önünde yaşanıyor.

Geçtiğimiz Cuma günü Terminalde kısa süre sohbet fırsatı buldum Şemsa Güney ve kızıyla, kimi yardım konusunda öneriler gelmiş, yaşam bölgesinden uzak noktalarda, mevsim şartlarının da verdiği zorluklarla pek çözüm bulunamamış

Üstelik kimilerinin, neden niçin oldu? sorularından çok, bugün bu hava şartlarında,yaşamın zorluğunda bu anne ve kız sonuçta sokakta kalıyorlar.

Buradan bir sözde Emekçi Kadınlar derneğine, Zonguldak Kadın Platformuna.Siz sadece kadına şiddet olduğunda, yada sahilde bira içen kadınlara yönelik bir tepki olduğunda mı sokaklara çıkıyorsunuz.Bu bir sorun değil mi sizce?

Nerede dayanışma duygunuz, kadına, kıza yönelik şiddete karşı çıkıyorsunuz, bu da bir yaşam hakkı, insan hakkı değilmi?

Bu konuda dayanışma elini uzatmak görev değil mi?

Gazetecilerden anlamlı protesto

Zonguldak kimlikli kent. Yer, zaman ve ruhuna uygun tutum alan sosyal grupların varlığını içinde barındırıyor.

Basın bu grupların başında geliyor. Çok köklü bir damara sahip.Gazeteciler, sadece ofislerden,koltuklardan güç alanların keyfine göre değil,fili,meşru bir durumda hemen refleksleri olan bir kitle aynı zamanda.

Geçtiğimiz günlerde Çaycuma’da Okul Kalorifer kazanı patlaması yaşandı ve bu konuyu haberleştirmek isteyen kimi basın mensupları engellendi,kısa süre gözaltına alındı.

Bu konu haber olarak yansıdı.

Geçtiğimiz günlerde yaşanan banka dolandırıcılığı olayında görüntü almak isteyen Pusula ve DHA muhabiri Cüneyt Özfidan’ ı polis memuru darp etmiş, Emniyet Müdürü Metin Turanlı ise gazetecilerin yelek giymesi gerektiğini kendisinin de bir kaç gazeteciyi pataklamak istediğini söylediği basına yansıdı.

Bunun üzerine basın yine darp edilen,basın mensubuna destek ve dayanışma göstermesine rağmen gazetecileri temsil eden gazeteci örgütlerinden sadece TGC Temsilcisi Atilla Öksüz konuya net olarak tepki göstermiş, KGD ise olayın Emniyet Müdürü kısmını atlayarak polisin tutumunu içeren açıklama yapmıştı.

İşte bu ikircimli, kaypak, korkak ve bürokrasiyle girdiği ilişkilerden dolayı kendi meslek etiğinde zaafa uğraması nedeniyle, gazeteciler kendi aralarında iletişim kurarak,meslek örgütlerinden bağımsız ama onları da bu tepki ve dayanışmaya mecbur eden eyleme imza attılar.

Zonguldak ta farklı meslek örgütlerine üye gazeteciler fotoğraf makinelerini Emniyet Müdürlüğü önüne bırakarak Turanlı’yı protesto ettiler.Demokratik halklarını örgütlerine rağmen gerçekleştirdiler.Bu eylem meslekte yeni bir evre olarak kayıtlara geçti.

Gün ola harman ola

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: