AKP iktidarının savaş sevinci

Nihayet emperyalist üçlü ABD, İngiltere ve Fransa Suriye’yi vurdu. Vurdu da AKP ile MHP ittifakı, Nihat Genç’in deyimiyle “havalara sıçrayıp Amerikan füzelerine secde ederek” (ODA TV,15.04.2018) saldırıyı kutladılar. Böylece üç büyükler, Türk İslam Sentezci İttifakın arzularına tercüman oldular.

Suyumu bulandırıyorsun, bahanesiyle kuzuyu yemek isteyen kurt misali, Suriye’yi kimyasal silah kullandı diyerek araştırılma fırsat bile vermeden bombalayan üçlü çeteye başta kendi ülkeleri olmak üzere tüm dünya halklarından tepkiler yağdı. Yağmaya da devam ediyor.

Saldırıya, “Tüm insanlığın vicdanına tercüman olan bu operasyonu memnuniyetle karşılıyoruz” diyen Dışişleri Bakanlığının hemen peşinden Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İ Kalın “Bu menfur saldırı karşılıksız kalamazdı” dedi. AKP sözcüsü Mahir Ünal, “bize bilgi verildi” diyerek kendilerine paye çıkardı. NATO Genel Sekreteri John Stoltenberg “ABD, İngiltere ve Fransa tarafından atılan adımları destekliyorum” derken hemen araya giren, İnsani Yardım Vakfı (İHH) Başkanı Bülent Yıldırım “Golan tepelerinde S Arabistan petrolüne eş rezervler bulundu. Doğal olarak bu bir savaş sebebi. ‘Bugün atılan füzeler içimizi serinletmedi.’ Çok az vuruş yapıldı” dedi. (15.04.18 ODATV). Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan da “Yapılan operasyonu doğru buluyoruz” diyerek saldırıya destek verdi. (14.02.18, Yeni Çağ Gazetesi).

İktidar, savaş seviciliği yaparken, muhalefet sert tepki gösterdi. CHP Genel Başkanı K Kılıçdaroğlu, “Ortadoğu’da vekâlet savaşları yaşanıyor, kimyasal silah kullanıldığı belli değil, İran, Irak, Suriye ve Türkiye bir araya gelip sorunu çözsünler, kendi sorunumu çözemiyor da başka egemen güçlere havale ediyorsam, o zaman ben devlet değilim, demektir, dedi. HDP ise “Büyük devletlerarası güç gösterisi arenasına dönüşen Suriye savaşının en büyük kaybedeni, Suriye halkları oluyor” açıklaması yaptı (Evrensel, 14.02.18).

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Hani dünya beşten büyüktü ya! ABD ile dost musun, düşman mı? Ortaya çıktı ki dostmuşsun, şimdi bu yandaş yazarlar nasıl dönecekler, belleri kırıldı. Irak ve Suriye’ye müdahaleler ya kandil günü ya da ramazan ayında yapılıyor. Eyyyt Amerika, diyordun, şimdi ne oldu. Erdoğan’a soruyorum, ABD’ye düşman ettiğin %80 şimdi ne yapacak, diye sordu. Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu da “Biz hükümetten ABD şakşakçılığı değil, İslam dünyasına öncülük ederek şahsiyetli bir duruş bekledik. İslam dünyası için mukaddes olan gecelerden Miraç Kandilinde gerçekleştirilen bu saldırı, sadece Suriye yi değil, bütün Müslümanları hedef almıştır. Dışişleri Bakanlığına da “Müslümanların yüreklerini sızlatmıştır” diyerek tepki gösterdi. (Yeni Şafak Gazetesi, 14.04.18).

Odatv’den Nihat Genç, “Havaya sıçrayıp mübarek kandil gecesi Amerikan füzelerine secde ediyorlar” diyerek Türk İslam Sentezci ittifakçıları ağır şekilde suçladı ve “Amerika ile İngiltere ve Fransa IŞİD’e verdikleri ‘kimyasalların’ belki de bulunmasını istemiyorlar” dedi. Dün dış politikamız, ‘Trump’ın bombalarıyla’ bayram yaşadı. Kutlamalar, demeçler gırla gitti bu Trump, daha dün Kudüs’ü başkent ilan etmemiş miydi, dedi. (15.04.2018 ODATV)

İçini serinletemeyen ve gözünü hırs bürümüş olan İHH yetkilisine kalsa, Suriye’de daha çok Müslüman kanı akacak ve taş üstünde taş kalmayacak. Görülüyor ki Suriye halkının kendinden başka dostu yok. Doğal gaz ve petrol, İslam coğrafyasının kâbusu olmaya devam edecek. “Kızıl Elma” peşinde koşanlarsa, emperyalistlere ve emperyalizmin ileri karakolu İsrail’e koltuk değneği olmaya devam edecekler.

Düşünsenize, saldırıdan bir gün önce Ziraat Bankası, Ankaralı bir çiftçinin süt inekleri ile tarlasına hacizle el koydu. Çiftçi bankanın önünde sütleri caddeye dökerek İktidara en ağır sözlerle veryansın etti. Ne ki Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba dağdaki çobanı duydu da savaşın heyecanıyla başkentteki çiftçiyi görmedi. Şimdi Hollandalı peynir tüccarı bizim sütçü ile Hayvancılık bakanını gördükçe ellerini ovuşturuyordur herhalde.

Atalarımız, “İyi oğul katar yer, kötü oğul satar yer” demişler. Yerinde bir söz, 24 Ocak 1980 ile hayatımıza giren iktidarları iyi tanımlıyor. Dün Tekel ve onlarcası ile bugün Şeker ve yüzlercesi.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: