“Cinsiyetçi, savaş ve nefret politikaları ile kadına yönelik şiddeti derinleştirdi”

 

Kırıkkale’de eski eşi Fedai Baran (43) tarafından bıçaklanan Emine Bulut’un (38), hastanede hayatını kaybetmesinin ardında Türkiye’de olduğu gibi Zonguldak’tan da tepkiler yükseldi. Zonguldak kadın Platformu Üyeleri, Madenci Anıtı’nda ellerinde döviz ve pankartlarla kadına yönelik şiddeti kınadı. ‘Ölmek İstemiyorum’, ‘Anne lütfen ölme’, ‘Erkek şiddet terörüne son’ yazılı pankartların yer aldığı basın açıklamasında konuşan Zonguldak Kadın Platformu Sözcüsü Zuhal Özçep, “İki gün önce yine bir kadın boşandığı eşi tarafından öldürüldü. Kırıkkale’de boşandığı eşi tarafından defalarca bıçaklanarak 10 yaşındaki kızının önünde katledilen Emine Bulut’un son sözleri ‘ölmek istemiyorum’ oldu. Emine Bulut’un haykırışı hepimizin haykırışıdır, ölmek istemiyoruz. Emine Bulut’un görüntüleri ‘ölmek istemiyorum çığlıkları ile her yerde dolaşıyor. Artık sadece ölüm haberine değil, nasıl öldüklerine de tanıklık ettiğimiz günler yaşıyoruz. Vahşice işlenmiş bu cinayeti Zonguldak Kadın Platformu olarak lanetliyoruz” dedi.

“Cinsiyetçi, savaş ve nefret politikaları ile kadına yönelik şiddeti derinleştirdi”

“Bu cinayet münferit değil, ataerkil sistemin gerçekleştirdiği sistematik kadın katliamlarının olağan hale getirilmiş bir parçasıdır. Nitekim geçtiğimiz Temmuz ayında sadece basına yansıdığı kadarıyla 24 kadın en yakınındaki erkekler tarafından öldürüldü” diyen Özçep, “Emine Bulut ve yine dün öldürülen Tuğba Ekol’ün katledilişinden boşanmaları engellemeye çalışan ve boşanan kadınları ‘ahlaksız hayat’ yaşamakla suçlayan, nafakayı kaldırmaya çalışan 6284 sayılı koruma yasası ile alınan koruma kararlarını kadınların suistimal ettiğini dillendiren AKP iktidarında kadına yönelik eril şiddet yüzde 1400 artmıştır. Şiddeti önlemek için daha etkin mekanizmalar oluşturmak yerine kadın düşmanı, cinsiyetçi, savaş ve nefret politikaları ile kadına yönelik şiddeti derinleştiren AKP ve MHP erkek aklı, diğer yandan da kazanılmış haklarımıza saldırmaktadır. İstanbul Sözleşmesi ve 6284sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Yasasını dahi yok etmek istemektedir. Erkeği koruyan, cesaretlendiren ve cezasız bırakan yargı sistemi de bu suçun en büyük ortağıdır” şeklinde konuştu.

 ‘Boşanmak evlenmek kadar doğaldır”

Zuhal Özçeb, Emine Bulut’un kadınlara çizilen muhafazakar sınırlar nedeniyle öldürüldüğünü belirterek, “Emine, ‘Emanet’ denilerek erkeklere eşya gibi satıldığı için öldürüldü. ‘Boşanmak evlenmek kadar doğaldır. Evliliği yolunda gitmeyen kadın da erkek de boşanabilir tabii’ diyemediğiniz için öldürüldü emine. ‘Bu ülkede kadınların öldürülmesine izin vermeyiz, yasaları güçlendiririz, bir kadının burnu kanasa devlet onu oradan alır, güvenli bir yere yerleştirir ve asla erkeği haklı görmez’ demediğiniz için bu görüntüleri izliyoruz. 18 yıldır söylediğiniz aile, ailenin kutsallığı, aileleri koruma siyaseti kadınların ölümü oldu. Bunu bu gün koca bir memleket bir daha gördü. O kadar üzerinde durdunuz ki bu meselenin sosyal medyada ‘Boşanmasaydı bunlar olmazdı’ yazabilen erkeklerle aynı ülkede yaşamak zorunda bıraktınız bizi” şeklinde konuştu.

“ Emine’lerin hesabını sormak için mücadelemiz devam edecektir”

“‘Cani eski koca cezasını bulacak, yargılanacak, bu sapıklara haddini bildireceğiz, erkeklik bu değil’ lafları gelmeye başladı bile. Bunlara karnımız tok ve bu bir cani adam cinayeti değil” diyen Özçep, açıklamasını şu şekilde sürdürdü, “Sinirlerine hakim olamamış ruh hastası bir adamın yaptığı münferit bir cinayet de değil. Bir devletin kadınları ısrarla sıkıştırdığı şiddet cenderesinin sonuçlarıdır bunlar. Kadınları korumayan, uğradığı ya da uğrayabileceği şiddetle onları baş başa bırakan ve hatta daha önemlisi şiddeti bizzat yaratan ve körükleyen sisteminiz öldürdü Emine’yi. Bugün Emine’nin, kız kardeşimizin yasını tutacağız ama susmayacağız. Tıpkı önceden yaptığımız gibi diğer kadın cinayetlerinde olduğu gibi Emine’nin ‘Ölmek istemiyorum’ çığlıkları kulaklarımızda ve yaşam hakkımızı savunacağız. Nafaka ile ilgili değişiklik yapmanıza izin vermeyeceğiz. 6284 sayılı yasaya dokunamayacaksınız. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenize engel olacağız. Aile içinde çizdiğiniz o sınırda yaşamayı kabul etmeyeceğiz. Kadınları değil, kadınların haklarına göz koyanları dinleyen, kazanılmış hakları ‘erkek mağduriyeti’ safsatası ile tırpanlamaya çalışan Aile Bakanı, Emine’nin ardından sahte gözyaşı döküp, ‘şiddete sıfır tolerans’ diyemez! Gereğini yapıp istifa etmelidir. Böylesi bir vahşetin yaşandığı bugün ve her gün yaşamı savunan kadınlar olarak her türlü şiddete karşı şiddetsiz bir dünyayı örmek, Emine’lerin hesabını sormak için mücadelemiz devam edecektir. Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz.”

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: