İktidarın ülkeyi yönetemez hale geldiği, muhalefetin ilk kez iktidara bu kadar yaklaştığı bir siyasi ortamda bu konunun açılması pek hoş olmadı ama yazmasak da olmazdı.

Çünkü “kendi örgütlü gücüne güvenmek yerine, ithal kadrolarda çözüm arama anlayışı “CHP’ de yeni bir durum değil.

Ne zaman oyları düşmeye başlasa “suç kimde” tartışmaları başlatarak parti içi iktidar kavgası yaşanır.

Şimdiki gibi biraz olsun iktidar umudu yeşerse bu kez de “toplumun tüm kesimlerini kucaklama” adına yine dışardan empoze edilen kadrolara yönelinir.

Hatırlarsınız Deniz Baykal döneminde de benzer uygulamalarla çok karşılaştık.

En önemli ve somut örneği de rahmetli Süleyman Demirel’in giderayak CHP’ ye monte ettiği kadrolardı.

O günlerde ben yazdığımda kimse inanmak istememişti.

“Süleyman Demirel’in bir işaretiyle CHP de bir grup kuracak sayıda milletvekili var” dediğimde çok eleştiri almıştım.

İş bu milletvekilleriyle bitse iyi.

Onların birlikte yanlarında getirdiği danışmanları, sekreterlerine de kadro açmak gerekiyordu.

Bugün birçok belediyede görev verilen bu ithal kadrolar Bodrum’da olduğu gibi birçok CHP li belediyede sorun olmadı mı?

“Şimdi gelelim Demirel’e yakın duran CHP adaylarına… Bu adayların hepsi de DYP ve ANAP geçmişinden geliyor.
İlk sırada hiç kuşkusuz CHP Genel Başkan 
yardımcısı Süheyl Batum var. İki yıl önce DP’nin başına geçmesi beklenen Batum, Deniz Baykal döneminde son dakikada rotasını CHP’ye kırmış ve Baykal gittikten sonra da hızla tepe noktaya çıkmıştı. Hatta adı genel başkan olacaklar arasında geçmişti.
CHP’deki Demirelcilerin kilit ismi ise Ergenekon davasından yargılanan 
Mehmet Haberal.
Haberal’ın başlattığı bu tartışmada adı geçenlerin sayısı 18’e kadar çıkıyor.
İşte onlardan isimlerini tespit ettiğimiz bazı adaylar; 
istanbul’da Aydın Ayaydın, Ankara’da Sinan AygünBülent KuşoğluAylin Nazlı Akat, İzmir’de Aytun ÇırayTurgay Bozoğlu, Bursa’da Turhan Tayan, Aydın’da Metin Lütfi Baydar, Zonguldak’ta Neriman Posbıyık, Adana’da Ümit Özgümüş, Karabük’te Mustafa Eren, Aksaray’da Mahmut Öztürk, Van’da Zahir

Kandaşoğlu, Batman’da Faris Özdemir…

CHP Milletvekili listelerinde yer alan bu isimlerin hepsi eski merkez sağdan geliyor. Çoğunun Demirel’e yakınlıkları biliniyor. Hatta birkaçının seçim bürosunda Demirel‘in fotoğrafları olduğu konuşuluyor.”

Bu tespitleri o yıllarda Mahmut Övür dahil birçok gazeteci de yapmıştı.

Yukarıda adı geçen milletvekillerinin çoğunun şimdi nerede olduğunu bilen var mı? Ama ortak paydaları demokrat olmadıklarıydı.

Sosyal Demokrat olduğunu iddia eden, Cumhuriyetle yaşıt köklü bir geçmişe sahip bir siyasi parti kendi örgütlü yapısı içinden yetkin kadrolar mı yetiştiremiyor?

Yoksa CHP de hala bu kimlik arayışı sürüyor mu?

Bodrum Belediyesinde bir Başkan Yardımcısı makam odasında Süleyman Soylu ile fotoğrafını gururla sergilemedi mi? Belediyenin resmi sitesinde sağ partilerdeki faaliyetlerini, ülkücü kimliğini övünerek yazmadı mı?

O yüzden Mehmet Ali Çelebi denen şahsın bir dönem Afyon Milletvekili gibi dönüp durmasını hiç yadırgamadım.

Siyasi kimliği olmayan, ideolojik kaygılardan uzak, demokrasiyi içselleştirememiş bu tür insanları kurtarıcı gibi partiye alıp en üst makamlara taşıyanlar utansın.

Ha! Bu arada Bodrum Belediyesindeki o başkan yardımcısının referansı kimdi?

İktidar olmak yetmiyor, muktedir olmak gerek.

Eğer çok olağanüstü gelişmeler olmazsa CHP büyük olasılıkla iktidarın büyük ortağı olacak ve ülkeyi yönetecek.

Ama köklü bir zihniyet değişimi olmaz, yörüngesini doğru belirlemez, emekten, barıştan, halktan yana politikaların takipçisi olmaz, siyasi yelpazede kendine ideolojik olarak da doğru bir yer edinmezse yeni bir hayal kırıklığı yaşatır.

Millet ittifakının diğer tüm bileşenlerinin sağcı partilerden oluşması bu gerçeği değiştirmez.

Türkiye’nin yeni hayal kırıklıklarına tahammülü olmadığı gibi milyonlarca yurttaşının bedel ödemek zorunda kaldığı ülkemizde CHP’nin ve yöneticilerinin hata yapma lüksü yoktur.

Barış içinde bir arada yaşayabileceğimiz demokratik bir Türkiye umuduyla.