Kent içi trafik son günlerde iyice karıştı.

Belediye park yasağını daha çok yol kenarlarına duba çakarak çözmeye çalışıyor. Diğer yandan var olan park alanlarına iş merkezi (Acılık açık otopark) yapımı gibi, kimi noktalarda da yıkılan metruk bina yerlerine yerleşen özel açık park işletmeciliği yerleşti.

Yıllardır uygulanamayan Oto Galericilerinin şehir dışına çıkarılması konusu gün geçtikçe daha da yaygınlaşarak cadde sokak neredeyse satılık araçlarla işgal edilmiş durumda.

Vatandaş park yasağı bulunan noktalara araç park ettiğinde uygulanan cezai işlem Oto galericilerinin işgal ettikleri noktalarda ise hiç bir cezai işlem yapılmasını bırakın vatandaşa kapalı duruma geldi.

Fevkani köprü üstünün park alanlarına kapatılması sonrası şehir içinde vatandaşların park yapma durumu ortadan kalktı.

Buna birde uzun süredir toplu taşıma olmaması nedeniyle vatandaşlar ulaşımlarını özel araçla yapma zorunda kaldıklarından şehir içinde tam bir karmaşa yaşanmakta.

Aslında kanun açık: 13/7/2005 yılında Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren 5393 Sayılı Belediye Kanunu kent içi trafiğin nasıl düzenlenmesi gerektiğini açıkça belirlemiş durumda.

Kanunun 15.Maddesi’nin (f) şıkında; “Toplu taşıma yapmak; bu amaçla otobüs, deniz ve su ulaşım araçları, tünel, raylı sistem dâhil her türlü toplu taşıma sistemlerini kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek” için yetki vermiş.

Aynı maddenin (p) şıkında ise; Kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün İşleri yürütmek”demiş.

Yani maddenin sonunda ki; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün İşleri yürütmek’ten hareketle kent içi trafiği de rahatlatabilir, kolaylaştırabilir.

Bu konuda Belediye Ulaştırma Müdürlüğü bünyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen kadro yapısında Trafik Şubesi kurarak hem Emniyet Trafik Şubesinin yükünü azaltır, hem de kent içi trafik düzenlemesini tıpkı Zabıta, İtfaiye gibi belediye eliyle, yine Emniyet Trafik-Meslek Odası Olarak Şöförler ve Otomobilciler Odası ile koordineli olarak bu sıkışıklığa çözüm bulabilir.

Bizde belediye Başkanları bina, köprü yıkmak, İş merkezi (otoparksız) yapmak konularıyla daha çok uğraşıyor.

Oysa her gün caddede, sokakta gördüğümüz park yeri, araç yol verme kavgaları, ve ‘buraya park edemezsin’ diyen kamunun yol’una çökmüş esnafla kavga eden vatandaştan geçilmiyor.

Kenti yaşanır kılmak yıkmak, yapmak yerine düzene, huzura ve güvenli yaşama ihtiyaç var.

İYİ Parti’de transfer atağı

Siyaset iyiden iyiye ısınıyor.

AKP’de ki İl Başkanlığı krizi her şartta bir kırılma yaratacak.

Geçtiğimiz hafta AKP’de İl Başkanı Zeki Tosun’un görevi bırakması sonrası yerine gelecek isim için partide gerçekleşen temayül yoklaması yaptı.

Ama asıl bunun dışındaki kulislerdi. AKP bu krizden yara alarak çıkacağı kesin.

Öne çıkan adaylar arasında önceki dönem Merkez İlçe Başkanı Mustafa Çağlayan bu krizi ideolojik-politik ve partinin genel siyasetine en uygun olarak görülmesine rağmen, il Başkan Yardımcısı Ömer Gülay’ın uzun süredir partideki görevinin de verdiği pratik nedeniyle ve genel olarak uyumlu ve toparlayıcı olması konusunda kamuoyunda olumlu değerlendirmeler yapılıyor.

Bu iki ismin dışında eski ve yeni kim atanırsa atansın yapılacak seçimlerde AKP’nin var olan 3 Milletvekilinin 2 ye düşeceği parti içinde de seslendirilir oldu.

İşte iktidar partisindeki bu krizi artı hanesine katan ise İYİ Parti İl Başkanı Yavuz Erkmen.

Erkmen son olarak Devrek’te önceki dönem Belediye Başkanlığı yapmış olan Mustafa Semerci’ye Genel Başkan Akşener elinden rozeti taktırdı.

İYİ Parti’nin merkez sağ’a iyice yerleşmesi doğal olarak var olan partilerin dengelerini değiştiriyor.

Hatta öyle ki, Millet İttifakı içinde (CHP-İYİ Parti) birlikte olmasının da verdiği rahatlık kimi eski CHP İl ve belediye Başkanlarını da İYİ Parti’de yer alma konusunda ısındırdığını görüyoruz.

Geçmişte Ekmeleddin İhsanoğlu’nun (MHP ve CHP’nin) desteklediği Cumhurbaşkanlığı adaylığı döneminde özellikle CHP tabanında-ulusalcı-millici kanat Sol’a oy verme yerine MHP’ye yakın duran kadroların varlığı gibi, şimdide İYİ Parti’ye yakın duran kadroların varlığını görüyoruz.

Bu durum merkezi düzeyde bir anlamda da ısıtılan, pişirilen bir atmosferden kaynaklanıyor.

Aman kadrolar yanlışlıkla üçüncü Yol’a (Demokrasi İçin Birlik Platformu)’na kayar.

İşte bu durumu deneyimli bürokrat, Zonguldak eski Valisi ve İYİ Parti İl Başkanı Yavuz Erkmen fırsata çeviriyor.

Erkmen siyasetin yanında kişisel ilişki kurma yaklaşımının da bunda önemli payı olduğuna inanıyorum.

Ana muhalefet şimdilik parti içi ittifakla uğraşadursun.

Sağlıcakla kalın