Kent gündemi sürekli yıkımlarla, ülke gündemi ise Sedat Peker’in açıklamalarıyla meşgul.

Kent gündeminde ki yıkımlar daha çok Belediye Başkanı Ömer Selim Alan üzerinden yürürken, ülkenin geleceği ise neredeyse suç örgütü lideri olarak yurtdışında olan Sedat Perker’in ülkeyi kurtaracak bir He-Man gibi algılanmaya başlandı.

Siyaset kentte, bugün kalktığımızda ‘Belediye Başkanı yada bürokrat nereyi yıkacağını açıklayacak’ diye merak başlarken, iktidar-muhalefet te acaba Peker Twitter’dan bugün hangi manşeti atacak diye uykular kaçmaya başladı.

Aslında biliyoruz ki bu aslında ‘Cambaza bak’ tan başka bir şey değil. Kent gündemi yıkımla uğraşırken Gazetenin manşet haberinde duyurduğumuz TTK Gelik İşletmesinde meydana gelen galeri yanması, sonrasında ortaya atılan ve milyonlarca paranın heba olduğu kamu zararı.

Kimse bunu konuşmuyor. Bunun yaşandığı yer neresi her gün üç vardiya çalışılan TTK Gelik işletmesi. Orada her gün madene inen işçiler var, mühendis (Teknik ekip var) yetkili amir-müdür var.

İşçilerin iş güvenliği ve işçi sağlığını koruma-kollama ana görevi olan GMİS yöneticileri var. Belki de bu yangını sağır sultan duydu ama, kimse ses çıkarmadı.

Nedeni aynı, bugün ne diyecek diye merakla beklenen Sedat Peker’in açıklamalarının yaşandığı zaman ki yangında-yıkımda aynı şekilde oldu.

Yani yılları alan kirli ilişkiler yumağı bugün neden sahneleniyor? Daha demokratik bir ülke olalım diye mi?

Yoksa daha baskıcı-karanlık-gelecekten ümitsiz bir toplum olalım mı diye?

Buna siz karar verin.

İşte kentteki yıkım ekibinin durumu da aynı. Her gün konuşulan Fevkani Köprüsü yıkımı, AKM Yıkılsın, Valilik Binası Yıkılsın, Liman içindeki kömür depoları yıkılsın en son okullar yıkılsın.

Yıkımın dışında bir şey var mı gündemimizde.

Vatandaş aylardır promosyon yüksek veren bankaların önünde sabah neden 05’de neden sıra almaya çalışıyor?

Okulların açılmasına günler kala aileler neredeyse çocuklarını okula yazdırıp yazdırmama konusunda neden tereddüt yaşıyor?

Pazarda, çarşıda artan fiyatlar karşısında simit alamayan, evinin ihtiyacını pazarda ‘artık’ gıdadan, otel restoran kapılarında ‘artık’ yiyecekleri almaları acaba bu yıkım ekibinin umurunda mı?

Kent fiziki yıkımdan gündem oluştururken ülke tam bir yangın yerinde döndü.

Açlık sınırı 7 bin lirayı aştı Yüksek enflasyon dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için gereken aylık harcama tutarını Ağustosta 284 lira daha artırarak 7 bin 282 liraya yükseltti.

Temel gıda fiyatlarında son aylarda gözlenen yüksek artışlar dört kişilik bir ailenin açlık sınırın Ağustosta 7 bin liranın üzerine çıkarırken, barınma, yoksulluk sınırı da 21 bin 784 liraya kadar çıktı. İktidar ülkede ve yerelde işte bu gerçeği gizlemek, örtmek, kitleleri başka alanlara yönetmek ve gündemi değiştirmek için Arap emirliklerinden Sedat Peker’i, yerelde belediye üzerinden Ömer Selim Alan’ı devreye koyuyor.

Bu iki örnek her ne kadar iktidar gibi görünse de aslında iktidarın kendi içindeki kavgalarının bizlere yansıması.

Kısaca bu yıkım ekibi ülkeyi kurtaramaz.

Ülkeyi kurtaracak olan Büyük Usta Nazım’ın dizeleriyle;

Türkiye işçi sınıfına selâm!

Selâm yaratana! Tohumların tohumuna, serpilip gelişene selâm! Bütün yemişler dallarınızdadır.

Beklenen günler, güzel günlerimiz ellerinizdedir, haklı günler, büyük günler, gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan, ekmek, gül ve hürriyet günleri…..

Sol Güç Birliği kuruldu

20 Ağustos 2022 tahininde; Sol Parti, Türkiye Komünist Hareketi, Türkiye Komünist Partisi ve Devrim Hareketi bir araya gelerek “Sosyalist Güç Birliği” ittifakını kurdukları açıklandı.

Dört partiden ikisi (TKP ve TKH) aslında geçtiğimiz yıllarda tek parti (TKP) olarak anılıyordu. Bölünme sonrasında iki ayrı parti olarak mücadele ediyorlar.

Bu bloğun dışında birde Türkiye’nin üçüncü büyük partisi HDP’nin içinde yer aldığı Demokrasi İttifakı var, yani sosyalistler henüz daha AKP-MHP (Cumhur) ittifakına karşı bir araya gelmiş değil.

Gelir mi bilinmez. Ama birliğin alternatifi olmadığını sürekli yineli yoruz. Hatta daha da ileri giderek, Gerek Millet İttifakı’nın, gerekse Sosyalist Güçbirliği İttifakı’nın bu nihai aşamada HDP’ye karşı şimdiye kadar sürdürdükleri mesafeli tavrı terk ederek her bakımdan yapıcı bir diyaloga girmesi ana koşuldur.

Geçtiğimiz Pazar Günü gerçekleşen Alevi Kültür Dernekleri Zonguldak Şubesinin Aşure etkinliğinde Dernek Başkanı Mehmet Kaplan’ın Alevi Bektaşi’leri taleplerini sıraladığı gibi, İttifaklar İttifakı’nın başta gelen hedeflerinden bir diğeri de, kilit sorun olan Kürt ulusuna eşit haklar tanımayı, savaşın yerine barışı kalıcı kılmayı yeni seçilecek cumhurbaşkanının ve oluşacak yeni Meclis’in bir numaralı gündem maddesi yapmak olmalıdır.

Yangın yıkımla değil, demokrasiyle söndürülür

 Sağlıcakla kalın