KESK Zonguldak Şubeler Platformu, Merkezi Hükümetin 2023 Bütçe görüşmeleri nedeniyle Zonguldak’ta vergi dairesi önünde basın açıklaması yaptı.

Basın açıklamasını KESK Dönem Sözcüsü Eğitim-Sen Zonguldak Şube Başkanı Halis Sabah yaptı. Sabah açıklamasında; “Halktan, Emekten Yana Bütçe için birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.” Dedi

“Bütçelerin temel kaynağını oluşturan vergilerin tüm yükü başta biz emekçiler olmak üzere halka yıkılıyor”

“Maaşlarımızdan ödeyeceğimiz vergilere, yararlanacağımız kamu hizmetinden, faturalarımıza kadar hayatımızın her alanı bütçe ile belirleniyor. Bütçeler bir ülkede kaynakların, gelirlerin kimlerden toplandığını ve söz konusu gelir ve kaynakların kimler için kullanılacağını gösteren belgelerdir. Buradan hareketle bir ülkedeki mevcut sistemin kimden veya kimlerden yana olduğunu anlamanın en kolay yolu bütçesine bakmaktır. Kaynaklar, gelirler kimlerden toplanıyor, kimlerin faydası için kullanılıyor? Temel soru budur. 


“Vergi harcaması” adı altında her yıl on milyarlarca vergi gelirinden vazgeçilmektedir”

Şu çok nettir ki, bütçeler, yoksuldan alıp zengine verme politikasının en temel aracı olarak kullanılmaktadır. Çünkü bütçelerin temel kaynağını oluşturan vergilerin tüm yükü başta biz emekçiler olmak üzere halka yıkılırken; vergi istisnası, muafiyeti, affı, indirimi, teşvik, hazine garantisi  gibi yollarla  zenginler, patronlar kollanmaktadır. “Vergi harcaması” adı altında her yıl on milyarlarca vergi gelirinden vazgeçilmektedir.  Örneğin, 2021 yılında toplanması hedeflenen her 100 TL’lik verginin 25 TL’sinden sermeye lehine vazgeçilmiştir.
Toplanan vergiler artık bize yol, su, elektrik olarak dönmemekte, aksine yol, su, köprü, tünel için ayrıca yüklü miktarda para alınmaktadır. Vergilerimiz, hizmet alsak da almasak da Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) projeleri denilen Şehir Hastanesi, yol, köprü, tünel yapan şirketlere, Kur Korumalı Mevduat (KKM) sistemine Hazine garantisi olarak aktarılmaktadır.

Kamu hizmetlerine ayrılan kaynaklar-yatırımlar gittikçe azaltılmakta, sağlık ve eğitim başta olmak üzere kamu hizmetleri piyasalaştırılmaktadır. Kadınların en temel ihtiyacı olan toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeleme her seferinde göz ardı edilmekte, toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik programlar için neredeyse hiç kaynak ayrılmamaktadır. Kadınların işgücüne, istihdama katılmadaki eşitsizliği başta olmak üzere mevcut olan eşitsizlikler artarak devam etmektedir. Daha fazla ücretsiz ev içi emek ve bakım emeği harcamak zorunda bırakılan yine kadınlar olmaktadır.


 
2023 yılı bütçesi bir faiz bütçesidir. AKP+MHP iktidar bloğu son yıllarda giderek anaparaya yetişecek oranda faize kaynak ayırmaktadır. Bütçeden faiz giderleri için, Kur Korumalı Mevduatlar (KKM) için ayrılan tutar hariç, 566 milyar TL ayrılmıştır. Bu durumda halktan toplanan her 100 liralık verginin 18 TL’si faize gidecektir. Faiz giderleri bütçe giderleri içerisinde 3. Sıraya yükselmiştir. İktidarın her fırsatta faize karşı olduğunu belirtmesinin büyük bir yalan olduğu bu bütçe rakamları ile de doğrulanmıştır. 2023 yılı bütçesi aynı zamanda bir seçim bütçesidir. İktidarın kimi kesimlere bir miktar kaynak aktarması tamamen seçime endeksli olup kaşıkla vereceğini kepçeyle toplayacağı yeniden değerleme oranlarından da anlaşılmaktadır. 

“Hayat pahalılığı ve işsizlik kronik bir hale gelmiştir”

Maliye Bakanı Nebati’nin iddiasının aksine 2023 bütçesi de diğer bütçeler gibi enflasyonist bir bütçedir. İktidarın ajandasına uygun rakamları açıklamakla görevlendirilen TÜİK rakamlarına göre Ekim enflasyonu %85,5, ENAG’a göre ise %185,3’tür. 
TÜİK rakamları doğru ise 2023 yılı yeniden değerlendirme oranının neden %122,9 olarak belirlendiği sorusunu her vatandaşımız iktidara sormalıdır. Memurun, işçinin, emeklinin, asgari ücretlinin maaşını hesaplarken TÜİK enflasyon oranını esas alan iktidar kendi alacağına sıra gelince her nedense TÜİK rakamlarını esas almamaktadır. 

Sırtını halka, emekçilere yüzünü ise sermayeye ve patronlara dönen bu bütçelerle geldiğimiz yer ortadadır. Emeği ile geçim mücadelesi veren milyonlar derin bir yoksullaşma ve güvencesizleşmeye itilmiştir. Hayat pahalılığı ve işsizlik kronik bir hale gelmiştir. Türkiye “Asgari Ücretliler Ülkesi”ne dönüştürülmüş, emeğin milli gelirden aldığı pay gittikçe düşürülmüştür. Kamu hizmetleri alanı piyasalaştırma, özelleştirme, yatırımların kısılması yolu ile alabildiğine daraltılmıştır. Ekonomiden, iç ve dış politikaya, istihdamdan güvenliğe,  eğitim ve sağlıktan barınma hakkına kadar akla gelebilecek her alanda adeta çıkmaz bir sokağa sürüklenmiş bulunuyoruz.

Ülkedeki işsizler ordusu büyümüş, kronik hale gelen işsizlik çalışanların ücretlerini, çalışma koşullarını, sendikal haklarını baskılamanın aracına dönüştürülmüştür.Derin bir toplumsal yoksulluk, artan mafyalaşma, yolsuzluk ve buna karşı çıkan herkesin baskı ile sindirmeye dayalı bir yasaklar ülkesi tablosu ile karşı karşıyayız. 

HALKTAN, EMEKTEN YANA BİR BÜTÇE istemeye devam edeceğiz”

KESK olarak yıllardır iktidarda kimin, kimlerin olduğuna aldırmaksızın bu tablonun değişmesi için fiili ve meşru bir mücadele yürütüyoruz. Bu uğurda ihraçlar da dahil olmak üzere birçok bedel ödedik, ödemeye devam ediyoruz. Ancak bedeli ne olursa olsun iktidarların kapı kulu olmayı reddetmeye, iktidarların memuru değil, halkın kamu emekçisi ve mücadele örgütü olarak sadece kendimiz için değil, herkes için HALKTAN, EMEKTEN YANA BİR BÜTÇE istemeye devam edeceğiz.

Bu talep sadece bizim değil iktidarın sermaye yanlısı bütçelerine karşı toplumun %99’unun talebidir. Bu gerçekleşinceye kadar mücadelemizi kesintisiz olarak sürdürmeye devam edeceğiz.Elbette sermaye yanlısı bu bütçeden sadece kamu emekçileri ve emeklileri mağdur olmuyor, toplumun çok geniş kesimi bugün yoksulluk ve yoksunlukla hayatını sürdürmeye çalışıyor. Bu nedenle bütçe karşıtı eylem ve etkinliklerimizi örgütlerken merkezi ve yerel düzeyde diğer emek meslek örgütleri ve demokrasi bileşenleri ile mücadele sürecini ortaklaştırmak için girişimlerde bulunuyoruz. Ortaya çıkacak planlama, eylem ve etkinlikleri sizlerle, emekçilerle paylaşacağımızı ifade etmek istiyoruz.Bu vesileyle bir kez daha başta kamu emekçileri olmak üzere tüm emekçileri, dar gelirli vatandaşlarımızı kadınları, gençleri Halktan, Emekten Yana Bütçe için birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.”