Zonguldak kent merkezinde yer alan Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne ait Vakıf İşhanı binasının yıkım çalışmalarının ardından, yıllardır kent dokusunun altında gizli kalan İkinci Dünya Savaşı dönemine ait tarihi bir sığınak girişi gün yüzüne çıktı. Tesadüfen ortaya çıkan bu tarihi yapı kentte büyük heyecan yaratırken; yerel tarih araştırmacısı Ekrem Murat Zaman yapının bilinmeyenlerini anlattı, Mimarlar Odası Zonguldak Temsilciliği ise sığınağın korunarak kente kazandırılması için yetkililere acil çağrıda bulundu.
“O Sığınak İkinci Dünya Savaşı’nın Mirası”
Tarihi sığınak girişinin açılması üzerine Susma Gazetesi’ne açıklamalarda bulunan Maden Mühendisi ve Yerel Tarih Araştırmacısı Ekrem Murat Zaman, ortaya çıkan baca ağzının Zonguldak’ın yer altı sığınak sisteminin en kritik kapılarından biri olduğunu belirtti.
Sığınağın sıradan bir yer altı boşluğu olmadığını, küresel bir krizin Zonguldak’taki yansıması olduğunu ifade eden Zaman, yapının 1943-1944 yıllarında İkinci Dünya Savaşı’nın en çetin döneminde Sivil Savunma tarafından olası bombardımanlara karşı inşa edildiğini vurguladı. Zaman, “Çarşıdaki diğer girişlerle de yer altından bağlantılı olan bu devasa yapı, kentin korunması hedeflenerek yapıldı. Önüne inşa edilen betonarme binalar yüzünden bu tarihi giriş yoldan bakıldığında tamamen görünmez hale gelmiş ve adeta unutturulmuştu. Ancak bugün 70 yaş ve üzeri olan Zonguldaklılar, çocukluk ve gençlik yıllarında bu sığınağın açık halini net bir şekilde hatırlarlar” dedi.
Keşfin ardından görevli ekiplerle birlikte sığınağın içerisine girerek ilk incelemeleri gerçekleştirdiklerini de sözlerine ekleyen Zaman, madencilik kadar kentin askeri ve sivil savunma tarihi açısından da büyük öneme sahip bu yapının geleceğinin merak konusu olduğunu dile getirdi.
Mimarlar Odası’ndan Yetkililere Çağrı: “Kentin Hafızasını Yerinde Koruyun”
Sığınağın gün yüzüne çıkmasının ardından Mimarlar Odası Zonguldak Temsilciliği de bir basın açıklaması yayımlayarak yapının ilgili Kültür ve Turizm birimlerince yerinde incelenmesi; tarihsel geçmişi, yapım süreci ve kentsel bellekteki yeri açısından ivedilikle araştırılması gerektiğini belirtti.
Mimarlar Odası’nın açıklamasında, yaklaşık seksen yıldır kentte yaşanan tüm değişimlere rağmen ayakta kalabilen sığınağın özgünlüğünü büyük ölçüde koruyabilmiş olmasının son derece önemli olduğuna dikkat çekildi. Açıklamada, “Söz konusu yapı yalnızca savaş döneminin bir izi değil, aynı zamanda Zonguldak’ın toplumsal, askerî ve kentsel geçmişini yansıtan somut bir kültür varlığı niteliği taşımaktadır” ifadelerine yer verildi.
“Mevzuatla Değil, Vizyonla Şekillenir”
Çağdaş mimarlık ve koruma anlayışının, tarihi katmanları ortadan kaldırmayı değil, onları kent yaşamının bir parçası haline getirmeyi esas aldığı vurgulanan açıklamada, dünyanın birçok kentinde bu tür yeraltı sığınaklarının yeni yapıların tasarımına entegre edildiği hatırlatıldı. Bu alanda yeniden yapılaşma söz konusu olacaksa, hazırlanacak mimari projenin sığınağı koruyan, görünür kılan ve erişilebilir hâle getiren bir anlayışla ele alınması gerektiği ifade edildi.
Kentin geleceğinin yalnızca mevzuatla değil, vizyonla şekilleneceğinin altını çizen Mimarlar Odası yönetimi, kentin karar vericilerine seslenerek açıklamayı şu sözlerle tamamladı:
“Bugün verilecek karar yalnızca bir yapının değil, Zonguldak’ın tarihine, kimliğine ve kent hafızasına nasıl sahip çıkılacağının da göstergesi olacaktır. Eğer bu bizlerin tarihsel mirası ise ilgili kurumların kamu yararı doğrultusunda gerekli adımları atacaklarını umut ediyoruz. Çünkü kentlerin hafızası, ancak onu korumaya istekli yöneticiler olduğu sürece yaşayabilir.”

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
