Millî Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 2026 LGS ilk yerleştirme sonuçlarını bir “başarı tablosu” olarak sunmasına Eğitim-İş Zonguldak Şubesi’nden sert tepki geldi. Sendika, her dört öğrenciden birinin açıkta kaldığına dikkat çekerek, “Başarı istatistikleri süsleyen yüzdeler değil, hiçbir çocuğun eğitim hakkından mahrum kalmadığı bir Türkiye yaratabilmektir” açıklamasında bulundu.
ZONGULDAK – Eğitim-İş Zonguldak Şube Yönetim Kurulu, 2026 Liselere Geçiş Sistemi (LGS) ilk yerleştirme sonuçlarına ilişkin kapsamlı bir basın açıklaması yayımladı. MEB’in açıkladığı yüksek yerleşme oranlarının gerçeği yansıtmadığını savunan sendika, eğitim sisteminin başarısının sadece istatistiklerle değil, çocukların nitelikli eğitime eşit erişim hakkıyla ölçülmesi gerektiğini vurguladı.
2026 yılı verilerine göre 8. sınıfta öğrenim gören 1 milyon 279 bin 547 öğrenciden yaklaşık 994 bininin fiilen sınava girdiğini belirten Eğitim-İş, öğrencilerin dörtte üçünün sınava katılmasının “nitelikli eğitime erişim talebinin yüksekliğini” gösterdiğini, ancak çok az öğrencinin bu hakka ulaşabildiğini ifade etti.
“Yüksek Yerleşme Oranı Tercih Değil, Mecburiyetin Sonucu”
Bakanlığın “öğrencilerin yüzde 93,56’sı tercihlerinden birine yerleşti” şeklindeki açıklamasının tek başına bir anlam ifade etmediğinin altı çizilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi:
“Tercih listeleri, öğrencilerin gerçekten istedikleri okullardan değil, ulaşabildikleri ve tercih etmek zorunda bırakıldıkları okullardan oluşmaktadır. Yerel yerleştirmede aynı okul türünden en fazla üç okul seçilebilmesi, ‘ilk üç tercihe yerleşme’ oranını doğal olarak yüksek çıkarmaktadır. Bu oran, öğrencilerin istedikleri okullara değil, sistemin onları yönlendirdiği seçeneklere yerleştirildiğini göstermektedir.”
“Boş Kontenjanlar Şeffaf Şekilde Açıklanmalı”
Sınavla öğrenci alan okullardaki yüzde 95,76’lık doluluk oranını da eleştiren Eğitim-İş Zonguldak Şubesi, boş kalan 8 bin 432 kontenjanın hangi okul türlerine ait olduğunun açıklanmamasını eleştirdi. Öğrencilerin yoğunlukla fen ve Anadolu liselerini talep etmesine rağmen, Bakanlığın bu okulların kontenjanlarını azaltarak talebin az olduğu okul türlerinin kontenjanlarını artırmasını “bilimsel değil, ideolojik bir planlama” olarak nitelendirdi.
Öte yandan, sınavsız yerel yerleştirmede de büyük mağduriyetler yaşandığı, bazı ilçelerde taban puanların 90’lara dayanmasının nitelikli devlet liselerine erişimi imkânsız hale getirdiği belirtildi. Ayrıca bazı özel okullardaki gerçekdışı yüksek not uygulamalarının (OBP) adaletsizliği daha da derinleştirdiği ifade edildi.
311 Bin Öğrenci Açıkta Kaldı: “Büyük Bir Eğitim Krizi”
Yerleştirme sonuçlarındaki en vahim tablonun açıkta kalan öğrenciler olduğu vurgulanan açıklamada, ilk yerleştirmede 311 bin 307 öğrencinin hiçbir okula yerleşemediğine dikkat çekildi. Her dört öğrenciden birinin açıkta kalıp nakil sürecine mahkûm edildiğini hatırlatan sendika, halihazırda eğitim dışında olan 1,6 milyondan fazla çocuğa yenilerinin eklenme riski taşıyan bu tablonun ciddi bir “eğitim krizi” olduğunu belirtti.
“Her Mahallede Nitelikli Devlet Okulu İstiyoruz”
Çocukları 13-14 yaşında “nitelikli” ve “niteliksiz” olarak ayıran sistemin derhal terk edilmesi gerektiği çağrısında bulunan Eğitim-İş Zonguldak Şube Yönetim Kurulu, açıklamasını şu taleplerle sonlandırdı:
“Sorun, çocukların nitelikli eğitime ulaşabilmek için yarışmak zorunda bırakıldığı bir sistemin varlığıdır. Ekonomik durumu iyi olanların özel okullarla avantaj sağladığı, diğerlerinin eşitsiz koşullarda yarıştığı bu düzen değişmelidir. Biz her mahallede nitelikli devlet okullarının bulunduğu, okul türleri arasındaki yapay hiyerarşinin kaldırıldığı; laik, bilimsel, kamusal ve parasız eğitimin güvence altına alındığı bir sistem istiyoruz.”

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
