Şirketin kârı, halkın zehri… Bir mahalle toz, gürültü ve ranta nasıl kurban ediliyor?
Zonguldak Kdz. Ereğli’ye bağlı Kıyıcak Mahallesi, aylardır beton santrali ve taş ocağına ait ağır tonajlı kamyonların esareti altında. 14 Haziran’daki halk isyanının ardından “çözüm” diye sunulan asfaltın aslında halka değil, şirketlerin lojistiğine hizmet ettiği ortaya çıktı. Şirketler, sadece 3 kilometre uzaktaki alternatif OSB yolunu “maliyetli” bulduğu için mahallenin içinden geçmeye devam ederken; faturayı astım, KOAH ve uykusuzlukla boğuşan bölge halkı ödüyor. Susma Gazetesi olarak yerel yöneticileri, Çevre ve Şehircilik ile İl Sağlık müdürlüklerini ve üniversitelerin halk sağlığı kürsülerini bu açık hak ihlaline karşı göreve çağırıyoruz.

SUSMA / HABER ANALİZ
Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesine bağlı Kıyıcak Mahallesi (Kavak Deresi mevkii), vahşi kapitalizmin ve denetimsiz sanayileşmenin insan hayatını nasıl hiçe saydığının en canlı ve en acı laboratuvarına dönüşmüş durumda.
Mahallenin hemen yanı başında faaliyet gösteren taş ocağı ve beton santraline ait ağır tonajlı kamyonlar, Organize Sanayi Bölgesi (OSB) üzerinden geçen alternatif bir güzergâh olmasına rağmen, Kıyıcak’ın dar köy yollarını ana arter gibi kullanmaya devam ediyor. Şirketlerin, sefer başına “3 kilometre daha az yol yapıp yakıttan tasarruf etmek” uğruna tercih ettiği bu güzergâh, yaklaşık 50 hanede yaşayan 100’e yakın insanın hayatını kâbusa çevirdi.
14 Haziran 2026’da bıçağın kemiğe dayanmasıyla yolu trafiğe kapatan Kıyıcak halkına verilen sözler ise havada kaldı. Eylem sonrası dökülen asfalt, tozu bir nebze azaltsa da ağır tonajlı araçların geçişini hızlandırarak gürültü ve titreşim şiddetini daha da artırdı. Kıyıcak’ta “Şirket saltanatı” tam gaz sürüyor.

“NEFES ALAMIYORUZ, UYUYAMIYORUZ!”
Kıyıcak’ta yaşam, günün her saati, ortalama 1,5 dakikada bir geçen kamyonların insafına terk edilmiş durumda.
Gece vardiyasında çalışan mahalle sakinlerinden Elif Kartal, çalmadık kapı bırakmadıklarını ancak sermayenin gücü karşısında yalnız bırakıldıklarını anlatıyor:
“Ben vardiyalı çalışıyorum. Gece işten geldiğimde dinlenmem gerekiyor ama kamyonların çıkardığı gürültü ve titreşim yüzünden en fazla iki saat uyuyabiliyorum. Evimizin içinde bile rahat oturamıyoruz, camlarımızı açamıyoruz. Çocuğum sürekli astım tedavisi görüyor. İşletmeye gidiyoruz, ‘Çalışanlara söz geçiremiyoruz’ diyorlar. Onlar kendi elemanına söz geçiremiyorsa biz ne yapalım? Burada insanlar kanserle, astımla boğuşuyor.”
FINDIK DALLARI VE DERELER ÇİMENTOYA BULANDI
Sadece insan sağlığı değil, bölgenin tarımsal ve ekolojik bütünlüğü de tehdit altında. Fındık hasadı sezonunun ortasında, ürünler toz ve toprak altında kalmış durumda. Mahallelilerden Sevim Çelik, ekolojik yıkımın boyutlarını şu sözlerle özetliyor:
“Yolu suluyorlar, kamyon geçiyor, o su çimentolu çamura dönüşüp her yeri kirletiyor. Derelerimizde artık eskisi gibi balık kalmadı. Çocuklarımız gürültüden ders çalışamıyor. Fındık bahçelerimize giremiyoruz, mahsulümüz toz altında. Doğup büyüdüğümüz bu yeşil mahallede nefes alamaz hale geldik.”
Bir diğer mahalle sakini İmrah Kartal ise bürokratik sağırlığa isyan ediyor:
“KOAH ve astım hastalarımız egzoz ve tozdan kırılıyor. Kaymakamlığa, belediyeye, her yere dilekçe verdik. Sesimizi duyurmak için her yolu denedik. Tek isteğimiz kamyonların OSB güzergâhını kullanması. Bu zulüm bitsin.”
KERÇEP: “BİRKAÇ KİLOMETRE İÇİN İNSAN HAYATI HİÇE SAYILIYOR”
Süreci en başından beri mahalleliyle omuz omuza takip eden Karadeniz Ereğli Çevre Platformu (KERÇEP) üyesi Önder Öner, meselenin temelindeki “kâr hırsına” dikkat çekiyor:
“Burada aslında bir alternatif güzergâh (OSB yolu) var. Kamyonlar o yolu kullansa Alternatif yolun gidiş geliş 13 km ilave mesafe yarattığı ifade ediliyor. Bu ek maliyetten kaçınmak için mahallemizin içinden geçmeye devam ediyorlar. Eskiden dere kenarında, yemyeşil olan bu yer şimdi bir parmak kalınlığında toz tabakasıyla kaplı. 14 Haziran eyleminden sonra dökülen asfalt sorunu çözmedi, kamyonlar daha da rahat geçmeye başladı. Anayasa’nın 56’ncı maddesi açıktır: Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Birkaç kilometrelik ek maliyet uğruna insanların bu şartlarda yaşamaya mahkûm edilmesini kabul etmiyoruz.”
MUHATAPLARINA VE KAMUOYUNA AÇIK ÇAĞRIMIZDIR!
Susma Gazetesi olarak, olayın sadece bir “köy yolu tartışması” olmadığını, ağır bir halk sağlığı ve çevre cinayeti olduğunu yineliyor; ilgili tüm kurumları derhal harekete geçmeye çağırıyoruz:
- Kdz. Ereğli Kaymakamlığı ve Yerel Yönetimlere: 14 Haziran eylemi sonrası dökülen asfalt, şirketlerin işini kolaylaştırmaktan öteye gitmemiştir. Ağır tonajlı araçların mahalle içinden geçişi acilen yasaklanmalı ve trafik akışı derhal OSB güzergâhına yönlendirilmelidir.
- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne: Bölgedeki hava kalitesi (Partikül Madde PM10 ve PM2.5), gürültü ve titreşim ölçümleri en son ne zaman yapılmıştır? Yapılmadıysa derhal bağımsız ekiplerce yapılmalı ve sonuçlar kamuoyuyla şeffafça paylaşılmalıdır. Doğa katliamına neden olan firmalara “ÇED Gerekli Değildir” kalkanı ardında daha ne kadar müsamaha gösterilecektir?
- Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğüne: Kıyıcak Mahallesi’nde son 5 yılda artış gösteren KOAH, astım, alerjik reaksiyonlar ve kanser vakalarına dair elinizde bir veri var mıdır? Mahalle acilen sağlık taramasından geçirilmelidir.
- Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı ve Çevre Mühendisliği Bölümlerine: Kıyıcak Mahallesi, şirket kârının toplum sağlığına etkileri konusunda acil bir akademik inceleme alanıdır. Bölgedeki su, toprak ve hava kirliliğinin boyutları bağımsız akademisyenler tarafından incelenip raporlanmalıdır.
Kıyıcak halkı yalnız değildir. Şirketlerin kâr marjı, hiçbir çocuğun ciğerlerinden daha değerli olamaz!
SUSMA ARŞİVİNDE KIYICAK DİRENİŞİ:
Mahalle halkının aylardır süren haklı mücadelesi ve sermayenin tahakkümü Susma Gazetesi sayfalarında böyle yer bulmuştu. Geçmişten bugüne Kıyıcak gerçeğini hatırlamak için:
- 15 Haziran 2026: Kıyıcak başka bir gözle yorumlandığında…
- 27 Temmuz 2026: Kıyıcak’ta şirket saltanatı sürüyor: Asfalt halk için değil, kamyonlar için döküldü!
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
