TÜİK, TCMB ve SPK bültenleri başta olmak üzere İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) analizleri, IMF ve Dünya Bankası projeksiyonları ile ulusal ekonomi basını (Dünya / Nasıl Bir Ekonomi) ve yerel saha verilerinden derlenen Susma Haftalık Ekonomi Raporu, ağır sanayiyi bekleyen çifte fırtınayı gözler önüne seriyor: Resmî Gazete’de yayımlanan 2027 KİT programında TPAO’ya 353,8 milyar TL yatırım tahsis edilirken TTK’ya yalnızca 3 milyar TL reva görüldü. Paris-Berlin uzlaşısıyla şekillenen “Made in Europe” korumacılığı Türkiye otomotivini ve dolayısıyla Erdemir’in sac siparişlerini tehdit ederken; Türkiye genel tüketim harcamalarından yalnızca yüzde 1,1 pay alabilen Zonguldak, Karabük ve Bartın havzası, hem küresel daralmanın hem de kamu bütçesindeki derin uçurumun kıskacına girdi.

13-20 Ekim 2026 haftası, küresel ticarette korumacılık duvarlarının tahkim edildiği, jeopolitik risklerin enerji maliyetlerini tırmandırdığı ve Türkiye ekonomisinde finansal çalkantılar ile reel sektörün yapısal darboğazlarının birleştiği kritik bir dönemece sahne oldu. Uluslararası arenadaki kırılmalar, Türkiye genelindeki makroekonomik veriler ve bu gelişmelerin Zonguldak, Karadeniz Ereğli, Karabük ve Bartın havzasına (TR81) doğrudan etkileri aşağıda ayrıntılı olarak analiz edilmektedir.
- Küresel İktisadi Görünüm ve Jeopolitik Fay Hatları
Küresel ekonomi, bir yandan enerji arzındaki darboğazlar ve jeopolitik çatışmalarla sarsılırken diğer yandan büyük merkez bankalarının faiz politikaları ve bölgesel ayrışmalarla yön bulmaya çalışmaktadır.
- IMF Büyüme ve Enflasyon Projeksiyonları: IMF, yayımladığı Bölgesel Ekonomik Görünüm raporunda küresel ekonominin direncinde sınırlara yaklaşıldığını belirtti. Türkiye’nin 2026 büyüme beklentisi yüzde 2,7’ye indirilirken (0,7 puanlık düşüş), enflasyon tahmini yüzde 31,2’ye yükseltildi. Avrupa genelinde büyüme kırılganlığını korurken Almanya’nın büyüme tahmini yüzde 1,3’e revize edildi, Fransa ise yüzde 0,4’e geriledi. IMF Başekonomisti Silvana Tenreyro, gelişmiş ülkelerde kamu borcunun küresel hasılaya yaklaşabileceği ve acil mali önlem alınması gerektiği uyarısında bulundu.
- Orta Doğu ve Enerji Şokları: Orta Doğu’daki savaş koşulları, Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz’deki lojistik rotaların tıkanmasına neden olarak deniz yakıtı fiyatlarını savaş öncesi döneme kıyasla yüzde 70’in üzerine taşıdı. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Rusya ve Orta Doğu kaynaklı günlük 1,3 milyon varillik ihracat kaybı nedeniyle dizel piyasasındaki arz açığının 2027 yılına kadar sürebileceğini duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya’dan ilave dizel tedariki sağlandığı açıklamasıyla Avrupa dizel fiyatları ton başına 1.437 dolara, Brent petrol ise 104 dolara gerilese de enerji faturası sanayi üzerindeki baskısını koruyor.
- Diplomasi Arayışları ve Avrupa’da İç Karışıklıklar: Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna savaşını sonlandırmak adına Trump ve Şi Cinping ile üçlü bir zirve önerirken Trump, Zelenski’nin savaşı bitirme niyetinde olmadığını iddia etti. Avrupa kıtasında ise İspanya, Fransa ve İtalya hattında aşırı sağın güçlenmesi ortak karar mekanizmalarını tıkıyor. Fransa’da eğitim koşulları ve hayat pahalılığı nedeniyle patlak veren eylemlerde yüzlerce iş yeri tahrip edildi, çatışmalarda bir kişi yaşamını yitirdi; Macron İçişleri Bakanı’nın istifasını geri çevirirken Fransa’nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,86’ya fırladı.
- ABD ve Çin Ayrışması: ABD’de eylül ayı TÜFE verisinin aylık yüzde 0,6 ve yıllık yüzde 3,7 ile beklentileri aşması, Fed’in aralık ayında 25 baz puanlık faiz artırımına gidebileceği ihtimalini güçlendirdi. Dolar endeksi 102,6 ile Nisan 2025’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Çin ekonomisi ise yapay zekâ yatırımları ve güçlü ihracat desteğiyle 3. çeyrekte yüzde 4,5, ilk dokuz ayda ise yüzde 4,6 büyüyerek beklentileri geride bıraktı.
- İstihdam Uyarısı ve Sermaye Akışları: Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga, Bangkok’taki yıllık toplantıda gelişmekte olan ülkelerde 1,2 milyar gencin çalışma çağına geleceğini ancak mevcut üretim modeliyle sadece 400 milyon iş yaratılabileceğini belirterek 800 milyon genç için küresel işsizlik ve göç riskine dikkat çekti. Kurum, üretken yatırımlar için 138 milyar dolarlık finansman havuzunu harekete geçiriyor. 2026 Nobel Ekonomi Ödülü ise makroekonomik istikrarın mikroekonomik temellerini inceleyen Robert Hall ve Michael Woodford’a verildi.
2. Dış Ticarette Korumacılık Duvarları ve Türkiye Sanayisi
Avrupa Birliği’nin yeşil dönüşüm kisvesi altında uygulamaya koyduğu korumacı sanayi politikaları, Türkiye’nin geleneksel ihracat pazarlarına doğrudan duvar örmektedir.
- Macron-Merz Uzlaşısı ve “Made in Europe” Tehlikesi: Fransa ve Almanya liderleri, AB Sanayi Hızlandırıcı Yasası kapsamında 2035 içten yanmalı motor yasağını yüzde 90 emisyon azaltımı formülüyle yumuşattı. Buna karşılık kamu alımları ve tüketici sübvansiyonlarında sadece “Made in Europe” etiketli araçların desteklenmesi kabul edildi. Birlikten ayrılan Birleşik Krallık ile AEA ülkeleri kapsama alınırken, otomotiv ihracatının yüzde 73’ünü AB’ye yapan ve yaklaşık 30 yıldır Gümrük Birliği ortağı olan Türkiye kapsam dışı bırakıldı. İKV Başkanı Dr. Ayhan Zeytinoğlu, bu durumun 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı ile çeliştiğini, konunun Avrupa Adalet Divanı ve DTÖ tahkim mekanizmasına taşınması gerektiğini belirtti.
- Genişleyen Karbon Duvarı (SKDM/CBAM): Avrupa Parlamentosu, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması kapsamındaki ürün listesini 457’ye çıkardı. Bu düzenleme, Türkiye’nin AB’ye yaptığı yıllık yaklaşık 8 milyar avroluk ihracatı doğrudan risk altına soktu. Türkiye, bu vergi duvarından Çin’den sonra dünyada en fazla etkilenecek ikinci ülke konumunda.
- Reel Sektörün Yıpranışı ve İflas Dalgası: Üç yıldır aralıksız süren sıkı para politikası, yüksek faizler ve kur baskısı sanayide bilançoları tüketti. İDDMİB Başkanı Çetin Tecdelioğlu, firmaların finansman dengesinin bozulduğunu vurgularken TGSD Müşterek Başkanı Toygar Narbay, döviz bazında maliyetlerin yüzde 30 arttığını kaydetti. İzmir Torbalı’da 19 ülkeye vinç ihraç eden dev üretici Yücelen Vinç Makine’nin konkordato talebi reddedilerek iflasına karar verilmesi, sanayideki nakit akışı tıkanıklığının somut bir göstergesi oldu.
3. Türkiye Makroekonomik Göstergeleri ve Sermaye Piyasaları
Haftanın verileri, Türkiye ekonomisinde maliyet enflasyonunun devam ettiğini, bütçe açığının genişlediğini ve borsa-fon piyasalarında ciddi bir tasfiye krizi yaşandığını göstermektedir.
| Gösterge / Veri Seti | Referans Dönemi | Aylık Değişim (%) | Yıllık Değişim (%) | Öne Çıkan Detay |
| YD-ÜFE (Genel) | Eylül 2026 | +2,82 | +33,64 | İmalat: %33,45; Madencilik: %44,35 |
| YD-ÜFE Enerji | Eylül 2026 | +15,45 | +130,31 | Maliyet baskısının ana kaynağı |
| Tarım-GFE | Ağustos 2026 | +3,41 | +30,28 | Enerji ve yağlayıcılar: Yıllık %43,14 |
| Tarım-ÜFE | Eylül 2026 | -1,99 | +12,93 | Sebze, meyve ve yumrularda yıllık: %61,07 |
| Dış Ticaret Endeksi | Ağustos 2026 | – | İhracat BD: +%8,5 / İthalat BD: +%13,7 | Dış ticaret haddi 94,3’ten 90,0’a geriledi |
| Ücretli Çalışan Sayısı | Ağustos 2026 | 0,0 | +2,0 (16,41 milyon kişi) | Sanayi istihdamı yıllık %1,0 geriledi (-50.777 kişi) |
| İnşaat Üretim Endeksi | Ağustos 2026 | +4,0 | +2,3 | Bina dışı yapılar: Yıllık %21,8 artış |
| Hizmet Üretim Endeksi | Ağustos 2026 | +0,2 | +2,3 | Gayrimenkul hizmetleri yıllık %7,5 daraldı |
| Konut Satışları | Eylül 2026 | – | -9,3 (142.390 adet) | İkinci el satışlar %15,3 daraldı |
| Trafiğe Kayıtlı Taşıt | Eylül 2026 | -6,3 | -18,0 (161.027 kayıt) | Toplam araç parkı: 35.065.235 |
Finansal Piyasalar, “Fon Krizi” ve Kurumsal Çalkantı
Eylül ayından bu yana süregelen yatırım fonu tasfiyeleri Borsa İstanbul’da sert değer kayıplarına yol açtı. Mahfi Eğilmez’in analizine göre, 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesi 455 binden fazla tasarruf sahibini doğrudan etkiledi. BIST 100 eylül ayını yüzde 16,65 kayıpla kapatırken 15 Eylül’den bu yana BIST Tüm endeksinde 3,5 trilyon liralık piyasa değeri silindi ve F/K ile PD/DD çarpanları 1 seviyesine kadar geriledi.
Krizin merkezinde kurumsal sarsıntılar da yer aldı: SPK Başkanı Mahmut Sütçü sağlık gerekçesiyle istifa dilekçesini sunarken Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik emekliliğini istedi. Tera Yatırım Teknoloji Holding’e mahkeme kararıyla TMSF kayyım olarak atanırken, Türkiye Sigorta Genel Müdür istifası gerekçesiyle 3. çeyrek bilançosunu erteledi. Fonlardan çıkan likidite nedeniyle banka mevduatları 800 milyar TL, döviz mevduatları ise 3 milyar dolar arttı; Türkiye’nin 5 yıllık CDS primi 218’den 255 baz puana kadar tırmandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, olağanüstü tasfiyelerde kesinlikle kamu kaynağı kullanılmayacağını ve yalnızca ana parası karşılanmamış net yatırımcıların gözetileceğini bildirdi.
Kamu Maliyesi ve Bütçe Gerçekleri
Merkezi yönetim bütçesi eylül ayında 532,2 milyar TL, yılın ilk 9 ayında ise 1 trilyon 840 milyar TL açık verdi. Dokuz aylık gider artışı (yüzde 36,4), gelir artışının (yüzde 34,5) üzerinde seyretti. TBMM’ye sunulan 2027 Yılı Bütçe Kanun Teklifi’nin görüşmeleri 21 Ekim’de başlayacak. 2027 yılı KİT Yatırım Programı’nda ise en yüksek pay 353,8 milyar TL ile TPAO’ya ayrılırken, TCDD’ye 122,7 milyar TL, TEİAŞ’a 75,7 milyar TL, BOTAŞ’a 70 milyar TL tahsis edildi.
Ekonomist Mahfi Eğilmez’in işaret ettiği üzere, cari fiyatlarla yıllık yüzde 41,6 büyüyen Türkiye ekonomisinde reel büyümenin yüzde 3,7’de kalması, refah artışının tabana yayılmadığını kanıtlamaktadır. Parasal göstergeler büyürken yüksek enflasyon emeğin satın alma gücünü eritmekte, büyümenin getirisini sermaye ve faiz rantı tekeline bırakmaktadır.
4. Bölgesel ve Yerel Yansımalar: Karadeniz Havzası (Zonguldak, Karabük, Bartın)
Türkiye ve dünya ölçeğindeki bu makro sarsıntılar, sanayisi ağır sanayi, madencilik ve çeliğe dayalı olan TR81 (Zonguldak-Karabük-Bartın) bölgesine doğrudan ve sert dalgalar halinde yansımaktadır.
Korumacılık Duvarı ve Çeliğin Kalbi Ereğli
Avrupa’nın otomotiv sektöründe çekmeye başladığı “Made in Europe” duvarı ve Volkswagen’in 3. çeyrekte yüzde 14,3 daralarak fabrika kapatma noktasına gelmesi, Zonguldak ve Ereğli için birincil derecede hayati bir tehdittir.
- Otomotiv sanayisinin gövde ve güvenlik iskeletini yüksek mukavemetli yassı çelik oluşturmaktadır ve Türkiye’deki ana üretici Karadeniz Ereğli’deki Erdemir’dir.
- Türkiye’nin AB pazarından dışlanması veya Türk otomotiv hatlarının yavaşlaması durumunda Erdemir’in sipariş defterleri doğrudan daralacaktır.
- Yerel kamuoyunda dile getirilen “Erdemir zaten koklaşabilir taşkömürünü TTK’dan değil, ithal getiriyor; otomotiv krizinin Zonguldak’a etkisi olmaz” söylemi iktisadi bir sığlıktır. Erdemir’de fırınların yavaşlaması; Karadeniz Ereğli OSB’deki onlarca sac işleme merkezinin, haddehanelerin, binlerce kamyonluk nakliye kooperatiflerinin, taşeron ve tedarikçi KOBİ’lerin kapısına kilit vurulması demektir. Fabrika kapısındaki daralma, Zonguldak ve Ereğli çarşısındaki esnafın kasasını doğrudan kurutacaktır.
KİT 2027 Yatırım Hedeflerinde TTK’ya Reva Görülen Pay
Resmî Gazete’de yayımlanan 2027 Yılı KİT Yatırım Programı’nda kurumlar arasındaki uçurum Zonguldak adına düşündürücüdür. Enerji sektöründe TPAO’ya 353 milyar 808 milyon lira, TCDD’ye 122,7 milyar lira yatırım hedefi konulurken, havzanın can damarı olan Türkiye Taşkömürü Kurumu’na (TTK) yalnızca 3 milyar lira yatırım ödeneği ayrılmıştır.
Madencilik sektöründe ülke genelinde ücretli çalışan sayısının ağustos ayında 1.242 kişi azaldığı bir konjonktürde TTK’ya ayrılan bu sembolik pay; kurumun modernizasyon, iş güvenliği yatırımları ve mekanize kazı teknolojilerinden mahrum bırakılarak küçültme ve özelleştirme baskısına açık hale getirildiğinin kanıtıdır.
TR81 Bölgesinin Sosyo-Ekonomik Göstergeleri
- Tüketimden Alınan Pay: TÜİK’in 2025 Bölgesel Hanehalkı Tüketim Harcamaları verilerine göre, Türkiye’deki toplam harcamanın dörtte biri (yüzde 25,6) tek başına İstanbul’da yapılırken, Zonguldak, Karabük ve Bartın’ı kapsayan TR81 bölgesinin toplam tüketim içindeki payı yalnızca yüzde 1,1 düzeyinde kaldı (Tüm Batı Karadeniz TR8 payı yüzde 4,4). Bölge insanının harcama sepetinin ezici çoğunluğu konut, kira, yakıt ve gıdadan oluşmakta; kültürel ve refah harcamaları sıfıra yaklaşmaktadır.
- Gayrimenkul ve Konut Piyasası (Eylül 2026):
- Zonguldak: 840 konut, 83 iş yeri satışı gerçekleşti.
- Karabük: 364 konut, 53 iş yeri satışı yapıldı.
- Bartın: 209 konut, 9 iş yeri satışı kaydedildi.
- Bölge genelinde konut piyasası faiz baskısı altında zayıflarken, inşaat maliyetlerindeki artış ve gelir erimesi yeni konut edinimini dar gelirli aleyhine imkânsız kılmaktadır.
- Taşıt Parkı Verileri (Eylül 2026 Sonu):
- Zonguldak: 218 bin 130 motorlu taşıt,
- Karabük: 89 bin 68 motorlu taşıt,
- Bartın: 72 bin 485 motorlu taşıt.
- Bölgedeki toplam 379 bin 683 araçlık filo; artan akaryakıt fiyatları, Tarım-GFE bünyesindeki yıllık yüzde 43,14’lük enerji-yağlayıcı zamları ve dış ticaret hadlerindeki bozulma nedeniyle nakliyeci ve araç sahibi yurttaş için ağır bir işletme maliyetine dönüşmüştür.
Küresel krizlerin, daralan pazarların ve emperyalist ticaret duvarlarının faturası serbest piyasa mekanizmaları aracılığıyla doğrudan emeğe ve çalışan sınıflara yıkılmak istenmektedir. Otomotiv pazarındaki daralma gerekçe gösterilerek Erdemir’de fırın söndürme veya esnek çalışma dayatmaları gündeme gelebilecekken, TTK’da ise bütçesizlik üzerinden özelleştirme ve istihdam azaltımı kapıya dayanmaktadır.
Bu çok yönlü baskıyı madencinin tek başına ocakta, metal işçisinin tek başına bant başında karşılaması imkânsızdır. 1991 Büyük Madenci Yürüyüşü deneyimine sahip bu havzada; Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) ile Türk Metal Sendikası yapay sektörel ayrımları kenara bırakarak üretimden gelen gücü birleştirmelidir. TMMOB bünyesindeki Maden, Makina ve Metalurji Mühendisleri Odaları’nın bilimsel raporları, bölge esnafı ve demokratik kitle örgütlerinin katılımıyla geniş tabanlı bir “Zonguldak ve Havza Emek Platformu” kurulmalı; çeliğin ateşi ile kömürün karası ortak bir hatta savunulmalıdır.
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
