Türk Kızılay Derneği Zonguldak Şubesi nihayet kongresini yaptı ve yeni yönetimini seçti. Bu köşeden konuyu ilk yazdığımda ‘Kızılay AKP’nin yardım Kuruluşumu?’ diye ifade etmiş ve neden genellikle AKP’li yada MHP’li, hatta ağırlıklı olarak ‘Milliyetçi-Muhafazakar’ kesimlerin buralarda başkanlık ve yöneticilik yaptığına dikkat çekmiştim. https://susmagazetesi.com/2022/02/02/kizilay-akpnin-yardim-kurulusu-mu/

Haklı olduğum kongre sürecindeki tartışmalar süresince beni doğruladı. Ha, bu kesimlerin dışında kalan Muhalefetin özellikle demokrat-devrimci-sosya demokrat muhalefetin ise pek umurunda olmadığına da vurgu yapmıştım. Kızılay’da görevden alma ile başlayan süreç sonrası genel merkezin kayyum olarak atadığı Serap Elibol ve yönetimi süreci bana göre iyi yönetemediğinden, özellikle Başkan Elibol kongreye ramak kala, “Zonguldak Kamuoyuna duyururum.Medyada çıkan yalan yanlış haberler nedeniyle Kızılayımız zarar görmektedir.Benim üzerimden bu değerli kuruluşumuzun daha fazla zarar görmesini istemediğimden önümüzdeki seçimde aday olmayacağımı buradan açıklıyorum.Aslında hemen istifada edebilirim ancak,derneği seçime getirmek yeni yönetime devretmek misyonum var.Bana değer veren Zonguldak Kamuoyuna teşekkürlerimi iletiyorum.Sağlıcakla kalın, Allaha emanet olun” diyerek adaylıktan çekildi.

Açıkça ben kişisel olarak tanımadığım halde göreve atanmasıyla gündeme girmesi arasında ki süreçte Sayın Elibol’un bu ağır görevi üstlenemeyeceğine inanmıştım. Çünkü bu göreve yada kentte herhangi bir görev sadece istemekle değil, kişisel cesaret, güçlü irade ve zorluklar karşısında dirençli olmak gerektiriyor. Ben şahsen bu özellikleri hissedememiştim. Ayrıca diplomasi ve iletişim konusunda ki ilk tutumları ise daha çok yönlendirilmeye müsait bir izlenim yaratmıştı.  https://susmagazetesi.com/2022/03/16/hayatin-yarisi-biziz-alisin-her-yerdeyiz/

Fakat Kızlay Kongresi öncesi yazılanlar, çizilenlerin boşa olmadığını bilmek lazım. Bu önemli kurumun kimlerin eliyle yürüdüğünü, kimlerin konuya ne kadar uzak ve ilgisiz olduğunu bir kez daha göstermiş oldu.

Her olayın mutlaka bir arka planı olduğunu bu kongre süresince daha da net görüldü.

İktidarı cephesinin, özellikle (Cumhur ittifakının) kendi içindeki politik mücadelenin buralara nasıl yansıdığını daha net görmüş olduk.

Kongrede ilginç bir konuda, yıllarca bürokratlık yapmış, emekli İş Kur Müdürü Sayın Gönül Demirsu’nun kongrede basını dışarıya davet etmesi ise ayrı bir tartışma konusu.

Sadece şunu söylemeliyim. Demirsu bu düşüncesinin kendi fikri olduğuna inanmak istiyorum.

Aslında Demirsu’da bir gol yedi bu tutumuyla.

Çünkü basın ile ilişkilerini oldukça iyi-seviyeli götürmüş olarak görevini tamamlamış hatta kimi noktalarda yeni yeni görevler içinde önerilecek isimler içinde adını geçirildiği bir noktada bu tutumunu da anlaşılır gibi değil.Zaman bu konuyu da açıklığa kavuşturacaktır eminim.

Aslında konuyu bir anlamıyla kısa özetleyen ise Zonguldak Valisi Mustafa Tutulmaz oldu.

Tutulmaz kongrede yaptığı kısa konuşmada özetle, “Kızılay, toplumun gönlünde üst düzeyde tutulmuştur. Günlerdir basında Kızılay’dan başka konu yok. Bu aslında bir farkındalık oldu. Ama bundan sonra Kızılay, başka hesapların içinde olmamalı. İnsanlarımız güvenerek destek verirse bu kurumu daha güçlü olur. Bu kurumdaki yanlışlık hepimizin yanlışıdır. Basın mensuplarına da hepimiz bu kuruma güveni artıracağız…Yanlışlık var mıdır. Her yanlışlığın da hangi metotla giderileceği bellidir. Yanlışlar varsa giderilir. Kimsenin yanına kalmaz. Şurada şu oldu burda bu oldu diyerek kurumu yıpratmayalım. Bunu basın üzerinden sıkıntı yaratacak şekilde dile getirmeyelim. İddialar net olarak gündeme gelmeden o insanları karalamayalım. Seçilecek kişilere de tavsiyem tüyü bitmemiş kişilerin hakkı var bu kurumda. Artık sorumluluğunuz iki kat arttı” diyerek konuyu özetlemiş oldu.

Kentten Bir ‘Ombudsman’ geçti

Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumu Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç ve beraberindeki heyet bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Zonguldak’a geldi. Basınla, Meslek ve kitle örgütleri, muhtarlarla buluştu.

Çeşitli ziyaretler yaptı. Basınla buluşmasına bende katıldım. Sayın Malkoç, kurumun ne işlev gördüğünü açık-net ifade etti. Bizdeki adı, “Kamu Denetçiliği Kurumu”, Uluslararasında ki, “Ombudsman” Hukuk devletinde önemli bir kurum olmasına rağmen Sayın Malkoç’un da belirttiği gibi halkta karşılığı henüz istenen noktada değil.

Gazeteciler olarak kent ile ilgili ve genel hak ve sorumlulukla ilgili sorular soruldu. Cevaplar alındı. Benim sorum daha çok hak ve özgürlükler üzerine idi.

Kurumunun bu alandaki tutumu üzerine oldu. Kozlu Gazeteciler Derneği Başkanı Tansel Kardeş’in TIP Fakültesinde uzun süredir atanamayan Onkolog sorusuna verilen cevap ise,’ konunun kuruma hiç ulaşmamış’ söylemi oldu.

Gazeteci arkadaşların sorularına yanıtları Susma Yutup kanalından izleyebilirsiniz.

Bu haftalık da böyle.

Sağlıcakla kalın.