Selçuk Demirel ve Ekibinden Tarihi Gövde Gösterisi! Salondan Sandığa Değişim Rüzgarı Sert Esiyor.
ZONGULDAK – Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) genelinde yaklaşan sendika seçimlerinin heyecanı, tabanın dip dalgasıyla birleşti; seçimlerin kalbi konumundaki Kozlu Müessesesi tarihi bir başkaldırıya sahne oldu! Hafta sonu gerçekleştirilen ve adeta bir gövde gösterisine dönüşen “Hak Mücadelesi ve Dayanışma Toplantısı”, mevcut sendikal düzenden, kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıklardan ve koltuk sevdalılarından rahatsız olan yüzlerce Kozlu maden işçisini tek yumruk haline getirdi.
500 kişilik salonun tamamen dolup taştığı, yüzlerce madencinin ayakta ve salon dışından büyük bir coşkuyla takip ettiği bu buluşma, Kozlu’da statükoyu sarsacak değişim rüzgarlarının habercisi niteliğinde.
Kazma Kürek Sallayanların İttifakı: Tepeden İnme Değil, Yerin Altından!
Mevcut sendika yönetimlerinin işçiyi sorgulamayan, biat eden bir yapıya mahkum ederek koltuk saltanatlarını sürdürme çabalarına karşı kurulan yeni ekip, Kozlu madencisinin gür sesi oldu. Bu ekibin en büyük gücü; gücünü bürokrasiden değil, yerin yüzlerce metre altından, kazma kürek sallayarak, kömürün karasını bizzat soluyarak gelmiş isimlerden alması.
Kozlu maden işçisinin büyük bir coşku ve bağrına basarak desteklediği o kadro:
- Selçuk Demirel (Şube Başkan Adayı)
- İsa Karadaylı (Genel Merkez Adayı)
- Recep Şahin (Şube Adayı)
- Mehmet Acar (Şube Adayı)
- Abdullah Saracoğlu (Şube Adayı)
Doruk Madencilerinin Ankara Direnişinden, Kozlu’nun Geleceğine
Toplantıda, Şube Başkan Adayı Selçuk Demirel’in geçmişteki tavizsiz emek mücadeleleri ve işçi odaklı duruşu salonu ateşledi. Hatırlanacağı üzere Selçuk Başkan, daha önce Doruk Madencilik işçilerinin gasp edilen hakları için başlattığı tarihi Ankara direnişinde de en ön saflarda yer almış, maden işçisinin hakkı yenmesin diye canını dişine takmıştı.
Ekibin diğer adayları da bu hak ve emek mücadelesine duydukları saygıyla Selçuk Başkan’ın etrafında kenetlendiklerini belirttiler. İşçiyi satmayan, kapalı kapılar ardında koltuk pazarlığı yapmayan net bir sendikacılık sözü veren ekip, salondan dakikalarca süren alkışlar aldı.
Yörecilik Zehrine Karşı “İşçi Sınıfı” Tokadı!
Toplantının en çarpıcı ve ezber bozan anları ise yıllardır işçileri bölmek, parçalamak ve yönetmek için bir aparat olarak kullanılan “yörecilik siyasetine” karşı yapılan çıkışlar oldu. Salonu dolduran yüzlerce madenci şu gerçeği bir kez daha haykırdı:
“Maden işçisinin ‘Ereğlici, Devrekçi, Merkezci’ diyerek mikro milliyetçilikle bölünmesi sadece mevcut koltuk sevdalılarının cebini dolduruyor. Yerin altında ölüm de toz da memleket, adam seçmiyorken; yerin üstünde bizi bölmenize asla izin vermeyeceğiz! Biz tek bir memleketteniz, o da işçi sınıfı!”
“Asıl Hesap Günü 24 Haziran’da Sandıkta!”
Bilinçli, hakkını arayan ve hesap soran bir madenci sınıfı inşa etmek için yola çıkan Selçuk Demirel ve ekibi, toplantının sonunda salondaki dev kalabalıkla omuz omuza vererek kararlılık mesajı paylaştı.
Kapalı kapılar ardında delege hesabı yapanlara en güçlü cevabın Kozlu’da meydan doldurarak verildiğini belirten madenciler son sözü söyledi:
“Asıl hesap günü 24 Haziran’da sandıkta. Gençliğin önünü açan, işçiyi bölmeyen, madenciyi satmayan bu yürekli ekiple bozuk düzeni tarihe gömeceğiz!”
Kozlu kamuoyunda adeta bomba etkisi yaratan bu tarihi buluşma, 24 Haziran seçimlerinin kaderini bugünden tayin etmiş görünüyor. Koltukçular için geri sayım başladı!
🔴 SUSMA’NIN YORUMU:
Koltukları Devirmek Yetmez, Militan Bir Sınıf Programı Şart!
Kozlu maden işçisinin mevcut sendika bürokrasisine, “yangından mal kaçırır gibi” antidemokratik seçim takvimleri dayatanlara ve koltuk padişahlarına karşı yükselttiği bu isyan ateşi son derece kıymetlidir. Selçuk Demirel ve ekibinin yörecilik/hemşericilik zehrine karşı “Bizim memleketimiz işçi sınıfıdır” çıkışı, Susma olarak yıllardır savunduğumuz Sendikal Birlik ilkesinin sahada yankı bulmasıdır.
Ancak maden işçisi şunun da farkında olmalıdır: Geçmişteki bürokratik sendikacılık anlayışını tarihe gömmek için sadece yeni yüzler ve salonları dolduran kuru sloganlar yetmez! Susma Gazetesi olarak Haziran ayında deklare ettiğimiz “Sendikal Birlik, Demokrasi ve Militan Eylem” şiarımız doğrultusunda, değişime talip olan bu ekipten de “şeffaf, yazılı ve hesap verebilir” bir sınıf programı bekliyoruz.
Adaylara ve tüm maden işçilerine hatırlatıyoruz:
- Derebeylikleri Yıkacak Mısınız? Sendika yöneticiliğinin bir meslek olmaktan çıkarılması için “görev süresi sınırı” getirecek misiniz? Tabanın iradesine ihanet edeni “geri çağırma/azletme” mekanizmalarını tüzüğe ekleyecek misiniz?
- Aynı Gemide Değiliz! Sermaye ile “aynı gemideyiz” yalanına sığınan sarı sendikacılığa karşı, özelleştirmecilerin ve TTK’yı bilerek küçültenlerin karşısına üretim gücünden gelen militan bir eylem hattı ile çıkacak mısınız?
- Amelebirliği’nin Kara Kutusu Açılacak mı? Madencinin parasıyla yüksek faizli kredi kurumuna dönüştürülen Amelebirliği’ni şeffaflaştırıp, bütçesini kuruşu kuruşuna işçiye açıklayacak mısınız? Bu kurumu yeniden madencinin sosyal kalesi yapacak somut bir projeniz var mı?
- Örgütlenme Ateşi: Yalnızca kendi delege hesabınızı mı yapacaksınız, yoksa mantar gibi biten ve doğayı talan eden örgütsüz taşeron/açık ocak madenlerine karşı yırtıcı bir örgütlenme hamlesi başlatacak mısınız?
Kozlu işçisinin başlattığı bu dip dalgası, ancak ve ancak taban meclislerinin kurulduğu, işçinin sadece sandıkta değil üretimde ve yönetimde de söz sahibi olduğu bir devrimle taçlanabilir. Unutulmasın ki mesele sadece “hangi ekibin” koltuğa oturacağı değil, o koltuğun “Üreten Biziz, Yöneten de Biz Olmalıyız!” felsefesiyle tamamen işçiye teslim edilmesidir.
Susma olarak süreci yakından izliyor ve maden işçisine sesleniyoruz:
Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Beraber Ya Hiçbirimiz!


sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
