Category Bilal Kara

“Mazeret yetersizliğin ifadesidir” (*)

Başlık Türkiye Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Erol Bilecik’e ait. İktidarının kendileri için yarattığı krize ve istedikleri tedbirlerin alınmamasına itiraz ederken, basında çıkan haberlere göre soğanın yakın zamanda 10 TL’ye çıkabileceğine itiraz etmiyor. Çünkü onlar için soğanın bir önemi yok. Onlar soğan ekmiyor, onun hastalığı ile uğraşmıyor, pazarda alınıp satılamaması onları hiç ilgilendirmiyor. […]

Yerel seçimlerin heyecanı söndürüldü

Türkiye’nin gündemi yerel seçimlere kilitleniyor. AKP İktidarının keşfettiği kayyumların gölgesinde gidilen, 19 Mart yerel ve mahalli idareler seçimi, ülkede bir heyecan, bir coşku bir umut yaratmadı. Özellikle iktidar çevreleri aday adayları üzerinde bir baskı, bir temkinlilik ve bir tedirgin ruh halleri görülüyor. İktidara karşı yapacakları bir hata, işleyecekleri bir kusurun çekingenliği ile vaatlerini sıralayamazken, muhalefet tarafı […]

Tedavi edilmiş her hasta, kaybedilmiş bir müşteridir

Sosyal medyada, dünyanın en büyük ilaç firmalarında CEO’luk yapmış Roland Diggellmann, ilaç firmaları ile ilgili bir itirafta bulunuyor ve diyor ki, “İlaç şirketleri için tedavi edilmiş her hasta, kaybedilmiş bir müşteri demektir. Çoğu ilaç firmasının felsefesi, ‘öldürmeyin ama sakın iyileştirmeyen’ şeklindedir. Kanser, şeker, tansiyon, kalp, kemik erimesi, bu hastalıklar şirketler için altın yumurtlayan tavuklardır. İlaç […]

Sermayenin bölgede amacı tüketimi tahrik etmek

Sıra, savaşın bitirilmesine geldi. Dörtlü grup, Fransa, Almanya, Türkiye ve Rusya İstanbul’da toplandılar. Ortaklaşa yaktıkları, yıktıkları Suriye’nin yeniden yapılanmasına ve demokrasi getirilmesine hem karar, hem destek verdiler. Dörtlü grup, Suriyelinin gözünü yaşartırken iki baş aktör, Amerika ve İngiltere’nin dörtlüde olmamaları dikkat çekti. Suriye’nin egemenliği bağımsızlığı, birliği ve toprak bütünlüğüyle ilgili alınan karar, Türkiye ’nin önderliğinde […]

Tersine dönmüş dünyayı anlamak (*)

“İnsan kendini, insan olarak idrak etmedikçe, dünya onun için, tersine dönmüş demektir” diyen Marks, metafizik (dinsel) yaşamın, bugün milyarlarla ifade edilebilecek sayıda “kendini bulamamış ya da tekrar kaybetmiş insan”ı anlatır. Günümüzün birçok yazar, düşünür ve sosyal bilimcisi emperyalizmin, yerli işbirlikçi iktidarlarıyla birlikte dünya halkları üzerinde kurdukları otoriter, baskıcı sistemler karşısında, sosyalistlerin halkın yanında alternatif oluşturamadıklarından […]

Bugünün sendikal çıkmazları

Geçen haftaki yazımda, küresel sermayeye eklemlenerek yeni bir yapılanma sürecine giren Türkiye Endüstrisinin, çalışma yaşamında yarattığı kapsamlı değişikliklerle, işçi sınıfını sendikalara yabancılaştırdığını yazmıştım. Yabancılaştırmanın, Bülent Ecevit Üniversitesi ile Türk İş arasında Kdz Ereğli’de yapılan kongrede, genç akademisyenler tarafından Çalışma Yaşamı ve Endüstri İlişkileri üzerine sunulan tezlerle de ortaya konulduğunu belirtmiştim. Akademisyenler, sendikal yabancılaşmada temel nedenin, […]